Musa Çelebi’nin İstiklali

6 Nisan 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Musa Çelebi’nin İstiklali

Emir Süleyman’ın ortadan kaldırılmasından hemen sonra, Musa Çelebi, kardeşi Mehmed Çelebi’ye tâbi olacağına söz vermesine rağmen, 17 Şubat 1411’de Edirne’de hükümdarlığını ilan eyledi. Hutbeyi adına okutup sikke kestirdi. Böylece, ikiye ayrılmış olan Osmanlı devletinin Rumeli topraklarında hakiki bir hükümdar gibi hareket etti. Kardeşinin tayin ettiği beyleri ve vazifeleri bir bir değiştirdi. Mihaloğlu Mehmed Beyle kölesi Azab Beyi, emîr-i âlem tayin eyledi. Bir ara Çandarlızade ibrahim Paşa’yı vezirliğe, kısa bir süre sonra da, Simavna kadısının oğlu olarak tanınan Şeyh Bedreddin Mahmud’u kazaskerlik makamına getirdi. Ancak o zamana kadar aziz yüzü görmemiş olan Rumeli gazileri, bu durumdan çok incindiler. Rumeli gazilerinin incindikleri ikinci bir husus da, çok cömert ve lütufkar bir padişah olan Musa Çelebi’nin, tertip ettiği meclislerde, şarap kadehlerine altınlar doldurarak layık olmayan kişilere ihsanlarda bulunması idi. Emir Süleyman’ın katili olan Koyun Musası, gece gündüz sohbetinde bulunuyor ve herkesten çok itibar görüyordu. Bu arada, Musa Çelebi, gaziler serdarı Hacı Evrenos Beyi de kendine küstürdü.

Musa Çelebi, Eflak voyvodası ile olan dostluğunu pekiştirdi. Venedikliler ile de, Emir Süleyman zamanında başlamış olan dostluğu sağlamlaştırdı. Kendisini tebrik için gelen Venedik Cumhuriyeti’nin temsilcisi Jacoba Trevisani’ye, ülkelerinin tacirlerinden fazla vergi alınmayacağını bildirdi. Bu arada, Argos, Modon, Koron, Nauplio ve Fulion şehirlerine de hususi imtiyazlar verdi.

Bizans İmparatorluğu ile Balkanlar’a müsamaha göstermeyen Musa Çelebi, kendi hakimiyetini tanımayan hıristiyan beylerle mücadeleye girişti. Emir Süleyman’ın Bizans’a arazi terketmesini doğru bulmayan Musa Çelebi, seri askerî hareketlere girişti. Önce, Emir Süleyman’a yardım etmek suretiyle mağlup olmasına sebep olan Stefan Lazaraviç’in üzerine yürüyerek, Novobarda kalesini zabt ile madenlerini ele geçirdi. Daha sonra, Pravadi, Mederni, Köprü ve Akçabolu kalelerini de geçiren Musa Çelebi, tekrar Edirne’ye döndü. Böylece, Yıldırım Bayezid’in ölümü ile elden çıkan bir kısım kaleler yeniden ele geçirilmiş oldu.

Seferden dönerken, Vidin’de isyan halinde bulunan Bulgar prensini de itaat altına alan Musa Çelebi, kendisine karşı koyan Bulgar birliklerini perişan etti. Daha sonra, Bizans’ın eline geçmiş olan Teselya’yı da alan Musa Çelebi, Trabelles’e kuvvetler sevketmiş; Selanik’i muhasara ederek, Zatuni ile Strimon nehri havalisindeki bazı köyleri tekrar Osmanlı hakimiyetine dahil etmiştir.

Bu arada Bizans imparatoru Manuel, Yıldırım Bayezid zamanında vermeyi taahhüt ettiği üç yıllık haracı ödememiş idi. Bu yüzden, vezir Çandarlızade İbrahim Paşa’yı, sözkonusu vergiyi talep etmek üzere gönderdi. Ancak Manuel’in yanına kaçan Kör Şah Melik, Bizans imparatorunu Musa Çelebi aleyhine tahrik etti. Bunun üzerine Musa Çelebi, İstanbul üzerine varmaktan çekindi.

Ankara’nın, Ali Paşa’nın yalan ve hilesi ile Emir Süleyman’ın eline geçtiğini bildiren kumandan Firuz Paşaoğlu Yakub Bey Çelebi Mehmed’e, o taraflara gelmesi halinde kaleyi teslim edeceğini bildirmiş idi. Çelebi Mehmed de, Anadolu yakasında ülke bütünlüğünün sağlanması için Ankara’yı aldıktan sonra, Bursa’ya gelerek, şehre yerleşti. Öte yandan Musa Çelebi’nin tavır ve icraatlarını beğenmeyen serhat beyleri ve askerler, Çelebi Sultan Mehmed tarafına meyletmekte idiler. İbrahim Paşa da, Manuel’e, Mehmed Çelebi ile temas kurmasını tavsiye etmiş idi. Manuel, Musa Çelebi’yi oyalaması için, Emir Süleyman’ın oğlu olup Selanik’te bulunan Orhan Çelebi’yi Teselya mıntıkasına gönderdi. Bu harekete şiddetle karşılık veren Musa Çelebi, Orhan’ı tekrar Selanik taraflarına firara mecbur etti ve harekatına devam ederek, Serez ve Beroye’den sonra Teselya’yı yeniden istilaya başladı. Bu arada, Yassıada civarında, loannes Paleologos’un oğlu Manuel kumandasındaki bir Bizans ordusunu mağlup etmeyi de başardı. Bu sahillerde dolaşan Bizans donanmasının Osmanlı donanmasını mağlup etmesine aldırmayarak, İstanbul üzerine hareketle Silivri’ye kadar geldi. Bizans’ı açlık ile tazyik ederek düşmesini sağlamaya çalıştı. Hatta surların altında zayıf bir kuşatma harekatında bile bulundu.

Zor durumda kalan Manuel, İstanbul’da bulunan Çandarlızade İbrahim Paşa’nın teşviki ile Çelebi Mehmed’e bir mektup yazarak, onu Rumeli’ye davet etti. Çelebi Mehmed de bu davete icabet gösterdi. Böylece Fetret Devri’nin son kardeş mücadelesi aktif bir şekilde başlamış oldu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarih Kodlamaları