Akkad İmparatorluğunun Kurucusu Kral Sargon

12 Temmuz 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Akkad Krallığı’nın kurucusu Sargon’un (Akkadca Şarru-kin) geçmişi, sonradan ona yakıştırılan mitolojik öyküler nedeniyle oldukça belirsizdir. Ortadoğu’da yaygın olarak bilinen sepet içinde nehre bırakılan çocuk motişi hikâyelerden biri onun yaşam öyküsünü anlatır. Bu hikâye kendi döneminden değil Yeni Assur  Krallığı’nın son başkentinde MÖ sekizinci yüzyıla ait arşivden gelmektedir. Hikâyenin bir bölümü şöyledir:

“Annem bana gebe kalmış, beni gizlice doğurmuş
Beni kamış bir sepete koymuş, kapağını ziftle yapıştırmış
Suları yükselmeyen ırmağa bırakmış
Irmak yardım etti bana, su çekici Akki’ye götürdü.
Su çekici Akki ibriğini daldırırken çıkardı beni sudan

Su çekici Akki oğlu bildi beni, büyüttü.
Su çekici Akki bahçesine bahçıvan yaptı beni.
Bahçıvanken (Aşk ve savaş tanrıçası) İştar bana aşık oldu
(56) Yıl krallık yaptım” (Kaynak: Kuhrt 2007).
Bir başka hikâyede öksüz bir çocuğun krallığa giden yolu hayranlık motifleriyle örülmüştür. Fakir bir aileden gelen Sargon, Kiş Kralı Ur-Zababa’nın sarayında iş bulmuş ve kısa zamanda yükselerek vezir olmuştur. Belirgin olmamakla birlikte bir saray ayaklanmasıyla tahtı ele geçirdiği anlaşılmaktadır. “Kiş Kralı” unvanını alan Sargon bununla yetinmemiş, kendisi için yeni bir başkent kurmuş ve kısa zamanda adını ölümsüzleştirecek bir dizi eyleme girişmiştir. Yazılı belgelere göre yeni başkenti Agade’de kendisi için bir saray ve tanrıları için de büyük tapınaklar inşa ettirmiştir.
Sargon’un tahtını ele geçirdiği Kiş kralı Ur-Zababa dışında, güneyde Sümer kent devleti Uruk’u yöneten Lugalzagesi adlı kralı da yerinden etmiştir. Sargon krallığını ilan edip başkentini kurduktan sonra, 56 yıllık uzun saltanatı boyunca kayıtlara geçen en az 34 savaş yapmıştır. Savaşlarının sırası bilinmemektedir. Sargon’un Kiş kentinden sonra güneydeki Sümer kent devletlerini de ele geçirmeye başladığı anlaşılmaktadır. Lugalzagesi’nin yönetimindeki Uruk’un zaptı bu sürecin en önemli gelişmelerinden biridir. Çoğu gösteriş ve övünme amacıyla kaydedilen yazılı belgeler, onun “Aşağı Deniz”e (Basra Körfezi) kadar tüm Sümer ülkesini kontrol altına aldığını belirtir.
Sargon, Sümer kent devletlerinde geliştirilmiş birçok yeniliği kendi amaçları doğrultusunda biçimlendirmiştir. Sümerlerin kent devletleri arasındaki çatışmalar için hazırladıkları düzenli ordular, uzak bölgelere sefer yapabilecek şekilde düzenlendi. Bir yazıtında “her gün 5400 insan önünde yemek yerdi” biçiminde anlatılan olay, onun düzenli ordusuna işaret ediyor olabilir. Sargon doğuda İran üzerine ilerdi. Bu bölge, Uzakdoğu’dan gelen ticaret yollarının Mezopotamya’ya ulaşan son bölümünün güvenliği açısından çok önemliydi. Ayrıca burada güçlenecek bir krallık güvenlik açısından Sargon’un denetimindeki Sümer kentleri için her zaman tehdit oluşturmaktaydı. En önemlisi de geçmişi binlerce yıl öncesine giden Elam, zengin ganimet elde edilecek birikime sahipti. İran’da birçok kent zapt edildikten sonra, bölge en azından bir süre Akkad ülkesinin bağlı hale getirildi. Susa ise bir eyalet haline dönüştürüldü.
Akkad orduları kuzeye doğru Fırat boyunca ilerleyerek Mari (Tel Hariri) ve Halep’in güneyindeki Ebla (Tel Mardih) gibi iki krallığı denetim altına aldı. Güney Mezopotamya’da kurulmuş kentlerin hammadde ihtiyacının bir bölümü yüzlerce yıldan beri bu bölgeden karşılanmaktaydı. Uruk döneminden itibaren tüccarlar bu yolu kullanarak Torosların kuzeyine, Anadolu yaylasına kadar ulaşan bir ticaret ağı kurmuşlardı. Yazılı belgeler Sargon’un bu seferleriyle Sedir Ormanları ve Gümüş Dağlarına ulaştığını belirtir. Bu seferi Sargon’a, hem Toroslardaki gümüş madenlerine ve hem de Amanosların değerli sedir ormanlarına ulaşma olanağı sağlamıştır.
akadlarSargon hakkındaki mitolojik öyküler gibi, tümüyle kurgusal olabilecek birçok belge onun seferlerinin ulaştığı noktaları da abartılı bir biçimde oldukça uzak bölgelere kadar genişletir. Bunlardan bir bölümü, krallığın sınırları dışında bulunmuş ve sonraki dönemlerde yapılmış kopyalardır. “Savaşın Kralı” (Şar tamhari) olarak adlandırılan ve Mısır’da el-Amarna’da, Orta Anadolu’da Kültepe ve Boğazköy’de (Hattuşa) ele geçen bu tür belgeler, Sargon’un Orta Anadolu’ya, Akdeniz’de Kıbrıs (Alaşia) ve Girit’e kadar ulaştığını belirtir. Sargon, bu öykülerde anlatılanlara inanılacak olursa, Tuz Gölü’nün güneyindeki Puruşhanda (Acemhöyük) adlı kentte oturan Akkadlı tüccarların yardım istemesi üzerine, Orta Anadolu’ya ordusuyla sefer yapan ilk kraldır. Bu hikâye Anadolu toplumlarının belleğinde çok uzun süre yaşamış olmalıdır. İlginç bir biçimde Anadolu’nun ilk büyük devleti olan Hitit Krallığı’nın kurucu krallarından Murşili de Güney Mezopotamya’ya Babil’e sefer yapmış (MÖ 1595) ve bu kenti yağmalamıştır.
Sargon’un uzak bölgelerden taşıdığı ganimetler, başkentin ve yakın çevresindeki diğer önemli kentlerin zenginleşmesine katkıda bulunmuş, anıtsal binaların ve surların yapımında kullanılmıştır. Akkad ordularının merkezden oldukça uzak bölgelere sefer yapabilme becerisine sahip olduğu kabul edilmekle birlikte, buraları uzun süre kontrol altında tutabildiği düşünülmemektedir. Nitekim Sargon’un yaşlılığına ilişkin kayıtlar yalnızca uzak bölgelerin değil, Agade/Akkad çevresindeki kentlerin bile isyan ettiğini anlatır.
Sargon’un yerine geçen oğlu Rimuş döneminde, kazanımların önemli bir bölümünün korunduğu anlaşılmaktadır. Kuzey Suriye’deki Tel Brak’ta bir yazıtta adının geçmesi, ayrıca “Yukarı ve Aşağı Deniz”e (Akdeniz’den Basra Körfezi’ne) kadar tüm ülkeyi bir arada tuttuğunu iddia etmesi bu çabalarının bir sonucudur. Rimuş’un kısa saltanatı, kardeşi Maniştuşu’nun da katıldığı bir saray entrikasıyla son bulmuştur. Maniştuşu’nun iktidarı süresinde, ülkedeki istikrar tam olarak sağlanamamakla birlikte, Akkad orduları Elam ve kuzeydeki Assur üzerine başarılı seferler düzenlemiştir. Maniştuşu bir yazıtında Ninive’de tanrıça İştar için bir tapınak yaptırdığını, bir diğerinde ise Aşağı Denizi gemilerle geçtikten sonra kendisine karşı koyan 32 kralı yendiğini bildirir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Anayasa Kartları Soru Cevap