Ankara İtilafnâmesi (Antlaşması)

23 Ocak 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Ankara İtilafnâmesi (20 Ekim 1921)

Fransa, daha 1. ve 2. İnönü Muharebeleri’nin Türkler’in başarısıyla sonuçlanmasından itibaren, Anadolu’da İngilizler’in Yunanlılar’la müttefeken yürüttükleri Anadolu macerasından uzaklaşmaya başlamıştı. Bununla birlikte, Türkler’in yenilmesi ihtimalini de göz önünde bulundurarak bu büyük pastadan tamamen mahrum kalmak istemiyordu. Bundan dolayı işgal ettiği Güney Anadolu vilayetlerimizde, karşılaştığı çok ciddi direnişlere rağmen buralarda bir müddet daha kalmaya çalışmıştır.

Hal böyleyken Fransa, B.M.M. Hükümeti ile Sevr Projesinin kendini ilgilendiren kısmındaki esaslar doğrultusunda olmasa bile, mesela Londra’da Bekir Sami Bey’le yapılan, fakat meclisçe onaylanmadığı için yürürlüğe giremeyen anlaşma gibi, kendine bazı ayrıcalıklar tanıyan bir anlaşma yapabilme çabası içine girmiştir.

Bu amaçla 9 Haziran 1921’de gayri resmi olarak Ankara’ya gelen Fransız temsilcisi Franklin Bouillion’a Mustafa Kemal tarafından Millî Hükümetin, Misak-ı Millî ile bağdaşmayan hiçbir anlaşmayı kabul edemeyeceği gayet açık biçimde anlatılmıştır. Bunun üzerine Fransa biraz daha beklemeyi, olayların gelişmesine göre hareket etmeyi uygun bulmuştur.

Nihayet Sakarya muharebelerinde Türk kuvvetlerinin Yunanlılar kaşısında çok kesin bir zafer kazanması üzerine Fransa, artık bu macerada ortaklarıyla beraber olmadığını, B.M.M. Hükümeti ile imzaladığı 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşmasıyla açıkça ortaya koymuştu.

Bu antlaşmaya göre Fransa;

* İşgal altında bulundurduğu Türk topraklarından (Antakya hariç) çekilecek.

* İskenderun ve Antakya’da özel bir idare kurulacak, buradaki Türkler, milli kültürlerini geliştirme konusunda serbest kalacaklar ve burada resmi dil Türkçe olacaktı.

Bu antlaşmayla Fransa ile Türkiye arasındaki savaş sona ermiş, Türkiye’nin batılı devletler karşısındaki yeri daha da sağlamlaşmıştır. Türkler’e karşı kurulan ortak cephe yıkılmış, düşman devletlerden biri milli hükümeti resmen tanımıştır. Atatürk’ün ifade ettiği gibi “bu antlaşmayla siyasi, iktisadi, askeri, vs… hiçbir husuta istiklalimizden hiçbir şey feda etmeksizin vatan topraklarımızın kıymetli parçalarını işgalden kurtarmış olduk”.

Antlaşmayla bölgedeki savaş durumunun sona ermesinden yararlanan B.M.M. hükümeti, buradaki kuvvetlerini hala mücadelenin devam etmekte olduğu Batı Cephesine kaydırma imkanı buldu.

Ayrıca Fransa’nın, antlaşmadan sonra gizlice Millî Mücadele’yi desteklediğini de söylemek mümkündür.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Çağdaş Dünya Tarihi Soru Cevap