Çelebi Mustafa’nın Taht İddiasına Kalkışması

10 Nisan 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Çelebi Mustafa’nın Taht İddiasına Kalkışması

Çelebi Sultan Mehmed’in vezir-i âzami olan Bayezid Paşa (Yahşi oğlu Celaleddin), II. Murad’ın da vezirliğini yapmaya devam etti. Aynı zamanda Rumeli beylerbeyisi olan Bayezid Paşa devlet işlerine tam olarak hakim bulunuyordu. II. Murad’ın daha saltanatının ilk günlerinde, Bizans imparatoru Manuel, Yusuf ve Mahmud Çelebilerin Çelebi Sultan Mehmed’in isteği üzere Bizans’a götürülmek için teslimini istedi. Ancak bu istek Bayezid Paşa tarafından reddedilerek şehzadeler Tokat’a gönderildi.

İmparator Manuel, isteği reddedilince, Leontorius’u gemi ile Limmi adasına göndererek, Mustafa Çelebi’yi serbest bıraktırdı. Gelibolu’ya gelerek karaya çıkan Mustafa Çelebi, Bizans imparatoru ile bir anlaşma yaparak, oğlunu rehine bırakmayı ve Gelibolu yarımadası dahil, Karadeniz’den Eflak’a, Erysos ileAynaroz’dan Taselya’ya kadar olan yerleri Bizans imparatoruna vermeyi kararlaştırmıştı (Eylül 1421).

Sultan II. Murad genç yaşta Osmanlı tahtına oturunca Anadolu’da birtakım ayaklanmalar oldu. Bizans imparatorunun Çelebi Mustafa’yı meşru hükümdar tanıması, Mustafa Çelebi’nin Anadolu’da da taraftar bulmasına yol açtı. Kardeşi Mustafa’yı himayesi altında bulunduran Germiyanoğlu, II. Murad’ı tanımayarak, Hamidili sancak beyi olan Mustafa’ya taraftar oldu. Ancak Hamidili, Karamanoğlu tarafından işgal edildi. Öte yandan 1415’ten beri Osmanlı himayesinde bulunan Menteşeoğulları ile Saruhanoğulları da kendilerine ait topraklar üzerinde yeniden hakimiyetlerini kurdular. İsfendiyar Bey de Çelebi Sultan Mehmed tarafından Kasım Bey’e verilmiş olan Çankırı, Kalecik ve Tosya’dan oğlunu kovarak buraları ele geçirdi.

Mustafa Çelebi, Bizans kadırgaları ile gelip Gelibolu’yu kuşuttığı zaman, daha önce II. Murad tarafından tahkim olunan kale teslim olmadığı gibi, Osmanlı kuvvetleri ile Bizans askerleri şiddetli bir muharebeye giriştiler. Kale kumandanı Şah Melik, Mustafa Çelebi’ye aman vermedi. Savaş yolu ile isteğini elde edemeyen Mustafa Çelebi, şehir halkından ileri gelen kimseleri gizlice kadırgaya çağırarak, Yıldırım Bayezid’in oğlu olduğunu, kardeşi Sultan Mehmed’in kendisini Rumların elinde bıraktığını, Edirne’ye gitmesi için yol verilmesini ve kendisinin hükümdar olarak tanınmasını istedi. Böylece, Şah Melik dışında Gelibolu halkı Mustafa Çelebi’ye biat etti.

Mustafa Çelebi, Gelibolu kuşatmasına Cüneyd Bey’i bırakarak kendisi Edirne tarafına geçti. Bazı kaynaklar, Gelibolu kuşatmasının Dimitrios Leontorios’a bırakıldığını kaydeder. Mustafa Çelebi, Aynaroz berzahına doğru ilerleyerek bazı yerleri ele geçirdi. Selanik taraflarında, hemen bütün Rumeli’nin sipahilerini yanına toplayan, Mustafa Çelebi, tanınmış uc beylerinden Turahan, Evrenoszade ve Gümlüoğlu’nu da kendi tarafına çekmeyi başardı. Vardar Yenicesi’nden sonra Serez kazasını da ele geçiren Mustafa Çelebi, burada kendi adına para bile bastırdı. Özellikle Cüneyd Bey’in yardımı ile Rumeli’nin yayasını müsellem edip, herbirine ellişer akçe harçlık vererek yeni bir teşkilat kuran Mustafa Çelebi Edirne’yi ele geçirip, hükümdarlığını ilan etmek için bu şehre doğru yürüdü.

Bu sırada Bayezid Paşa, Çanakkale Boğazı Leontorios tarafından kapatılmış olduğu için, bir miktar kuvvetle, düşmanca bir tavır takınmış olan Bizans imparatoruna rağmen, İstanbul boğazından geçerek Edirne’ye hareket etti. Bayezid Paşa, ordusunun sağ ve sol kanatlarındaki askerlerin Mustafa Çelebi tarafına katılmaları üzerine Edirne yakınlarındaki Sazlı Dere mevkiinde yapılan savaşı kaybetti. Mustafa Çelebi, Ankara savaşında aldığı yaraları göstererek Bayezid Paşa’yı kendisine vezir yapmak istedi ise de Evrenoszade ve Cüneyd Bey’in tahriki sonucu onu Sazlı Dere’de idam ettirdi. Sonra da parlak bir alay ile Edirne’ye girerek hükümdarlığını ilan etti (Ekim 1421). Bayezid Paşa’nın idamı üzerine Gelibolu da teslim oldu. Ancak Mustafa Çelebi ile Cüneyd Bey, özellikle halkın isteklerine uyarak, kaleyi Bizans’a teslim etmediler.

Öte yandan Çandarlı İbrahim Paşa, Bursa’da vezir-i âzamlık makamına oturmuştu. Çok kurnaz ve mahir bir diplomat olan İbrahim Paşa, Gelibolu hadisesi üzerine Bizans’a iki şehzadeyle ilgili talebiyle, Gelibolu hariç diğer isteklerinin kabul edilebileceğini bildirdi ve daimi dostluk va’detti. Ancak, Mustafa Çelebi’nin, galip geldiği takdirde Gelibolu’yu vereceği teklifini makul bulan Bizans imparotorunun tarafsız kalmasıyla, Mustafa Çelebi Gelibolu’ya tam anlamıyla hakim olmuş oldu.

II. Murad, Bizans’tan bulamadığı yakınlığı, Foça’daki Cenovalıların reisi Covanni Adarno’dan gördü. Manisa’daki bazı madenlerden dolayı Adarno’ya ticari imtiyazlar sağlayan Sultan Murad, böylece 7 gemiden meydana gelen bir filoya sahip olmuştu.

Bu arada Cüneyd’i kendisine vezir tayin eden Mustafa Çelebi Edirne’de zevk ve eğlenceye dalmıştı. Cüneyd Bey’in ikaz ve tahriki ile Anadolu’ya geçerek Sultan Murad’ı bertaraf etmek için hazırlığa girişerek, oniki bin asker ile Anadolu’ya geçti ve Bursa’yı almak niyetiyle Ulubat önüne geldi.

II. Murad, Ulubat köprüsünü yıktırdığı için, Mustafa Çelebi burada karargahını kurmak zorunda kaldı. Sultan Murad, Emir Sultan Hazretleri’nden iki defa manevi yardım istedikten sonra, akıncı gaziler üzerinde nüfusu bulunan ve bu sırada Tokat’ta mahpus olan Mihaloğlu Mehmed Bey’i de Bursa’ya getirdi. Emir Sultan’ın uğurladığı Sultan Murad’ın ordusu, Ulubat köprüsü başına, yani Mustafa Çelebi’nin karşısına gelince, Mihaloğlu, Evrenosoğulları ile diğer bazı gazileri kısa zamanda kendi tarafına geçirdi. Ayrıca kendisine Aydın beyliği va’dolunarak, Cüneyd Bey’in de Mustafa Çelebi’yi terketmesi sağlandı. Bu arada Mustafa Çelebi’nin 5000 azap askeri ile yaptığı saldırıyı da savuşturan II. Murad, Mustafa Çelebi’ye büyük bir darbe indirdi. Süratle geri çekilen Mustafa Çelebi, Biga suyunu geçtikten sonra, gemilerle Gelibolu’ya gitti. Sultan Murad’ın karşı tarafa geçmesini engellemek için, boğazda bulunan bütün gemilere el koydu. Lapseki’ye gelen Sultan Murad, limanda bulunan bir Ceneviz gemisini 500 filoriye kiraladı ve geceleyin askerlerini Kozludere mevkiine geçirdi. Bir gün sonra da Foçalı Adarno’nun 7 gemisi ile Mustafa Çelebi’nin üzerine yürüdü. Gelibolu’yu savunmaya kalkışan Mustafa Çelebi, şehrin II. Murad tarafından zabtı üzerine, Bolayır’a, oradan da Edirne’ye çekildi. Eflak’a kaçmak isteyen Mustafa Çelebi, Kızıloğlu Yenicesi’nde yakalandı ve Edirne’ye getirilerek, Sultan II. Murad’m emri ile idam olundu (1422). Cesedi, şehrin kale burcuna asıldı. Bu suretle Mustafa Çelebi’nin Osmanlı hanedanına ait olmadığı belirtilmek istenmiştir. Hatta vaka Osmanlı tarihinde “Düzme Mustafa” ismiyle şöhret bulmuştur.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarihte İlkler