Cem Sultan’ın İtalya’da Geçirdiği Günler ve Ölümü

14 Mayıs 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Cem Sultan’ın İtalya’da Geçirdiği Günler ve Ölümü

Vatikan’a gelişinden bir gün sonra papa ile görüşen Cem Sultan, müteakip görüşmelerinde, Avrupa’ya gelişinin sebep ve maksadını anlattıktan sonra, Mısır’a giderek ailesine kavuşmak istediğini bildirmiş, duyduğu teessürü anlatırken, papa VIII. İnnocent’i de ağlatmıştır.

Ancak, daha Cem Rodos’a geldiğinden beri, bir haçlı seferi açma emeli taşıyan ve bu işin gerçekleşmesi için uzun zaman gayret sarfeden papa, Cem’e Macaristan’a gitmesine izin verebileceğini bildirmiştir. Fakat Cem, bu hareketinin sonucunu idrak ettiği için, teklifi reddetmiştir. Bu ret cevabı üzerine ağır bir dil kullanan papayı, okumasını ve yazmasını gayet iyi öğrendiği Frenk dili ile verdiği cevapla mahcup etmiştir.

Bununla beraber, Cem’in Vatikan’a gelmesiyle de, Osmanlı aleyhinde girişilecek seferin tartışmaları bitmemiş idi. Bir yandan Macar kralı Matyas, Cem’i istemekte, diğer taraftan Kayıtbay da Mısır’a gönderilmesini talep etmekte idi. Papa 25 Mart 1490’da, teşebbüslerini yoğun bir şekilde sürdürdüğü haçlı seferinin tertiplenmesi için bir kongre topladı.

Ancak tam bu sırada, Macar kralı Matyas Korvin’in ölümü, olumlu bir netice alınmasına mani olmuştur. Bu arada ruhi durumu iyice bozulan Cem Sultan, birkaç defa zehirletilmek istendi ve hatta buna Bayezid’in de müdahil olduğu görüldü ise de, papanın bunları engellediği rivayet olunmaktadır.

Bayezid, kapıcıbaşı Mustafa Bey ile gönderdiği Cem’in üç yıllık toplam tahsisatını papaya teslim ederken, şehzadenin Roma’da tutulması için her yıl 40.000 altın vereceğini de va’detmişti. Bu teklif üzerine II. Bayezid’e bir mektup gönderen papa, padişahın istediğini kabul ettiğini bildirmiştir. II. Bayezid de, ertesi senenin tahsisatını gönderirken, Hz. İsa’nın böğrünü deldiği rivayet edilen kutsal mızrağı, İstanbul’dan Vatikan’a yollamıştır. Bu arada zaman zaman Roma’da dolaşıp, fukaralara sık sık sadaka dağıtan Cem Sultan’ın halk arasında Hristiyanlığı kabul edeceğine dair söylentiler ortaya çıkmıştır. Bu söylentiler üzerine papa Cem Sultan’ı bizzat hristiyan dinine davet etmiş, ancak ret cevabı almıştır.

Papa VIII. İnnocent 1492 Ağustos’unda öldü. Yerine Alexandre VI. adı ile Roderic Borgia yeni papa seçildi. Bu papanın oğlu ve Gandiya dukası Don Juan ile ahbap olan Cem, sık sık gezintilere çıktığı gibi, din adamları ve sair ileri gelenlerle birlikte çeşitli ziyafetlere da katılmıştır.

Türkler aleyhindeki teşebbüsler, yeni papanın seçilmesinden sonra da durmamıştı. Venedikliler, Avrupa’daki Türk akınlarından büyük endişe duymakta idiler. Bu yüzden Cem’i bahane ederek Bayezid’i zor durumda bırakmak için yeni papayı tahrik ediyorlardı; diğer taraftan VIII. Charles ile Napoli krallığının arası iyice bozulmuş, hatta Napoli üzerine sefer hazırlığı içine girilmişti. Alman imparatoru da Kayıtbay ile temaslar kurarak, Napoli ve Fransa dostluğu temin edildikten sonra Osmanlılar üzerine yapılacak haçlı seferinin bir an önce gerçekleşmesini istiyordu.

Nihayet Fransa kralı Eylül 1494’de hazırladığı güçlü bir ordu ile Napoli üzerine yürüdü. Charles’in niyetini anlayan papa, şövalyeleri Saint Angelo şatosundan uzaklaştırarak Cem’in muhafazasından ayrıldı. Bu sırada, papanın İstanbul’daki elçisi, Bayezid’in mektubu ile yıllık tahsisatı Vatikan’a götürürken, İtalya’da bir kale komutanı tarafından durdurularak, elindeki mektup ve paralar gasbedilmişti. Bayezid’in, Latince yazılmış olan mektubunda, Cem’in papa tarafından zehirlenmesi halinde 300.000 altın va’dettiği yazılı idi. Mektup, Fransa kralı VIII. Charles’in eline geçti. Maksadı Cem’i ele geçirmek olan Charles, Floransa üzerinden Ekim 1495’te Roma’ya girdi. Papadan Cem’in teslimini isteyen Charles, uzun müzakerelerden sonra, isteğini papaya kabul ettirmiştir. Anlaşmaya göre Cem Sultan, Terracine veya papalığa ait kalelerden birisinde kalacak, kral Fransa’ya dönünce, tekrar papaya teslim edilecek idi.

21 Ocak 1495 günü, Saint Angelo şatosunda Fransa kralı Charles ile tanışan Cem Sultan, beş gün sonra, krala teslim edilmiş ve 24 Ocak 1495’te de onunla birlikte Roma’dan ayrılmıştır. Kral Charles ile birlikte Fransız ordusunun Napoli seferine iştirak eden Cem Sultan, 9 Şubat 1495’te Monte San Giovanni kalesinin alınmasında hazır bulunmuştur. VIII. Charles, Terracine’i ele geçirmediği halde, papanın herhangi bir hilesine maruz kalmamak için, Cem’i buraya yerleştirmemiştir.

Ancak, San Germano’ya varıldığı zaman (16 Şubat 1495), Cem Sultan’da hastalık belirtileri görülmeye başlamıştır. Bir gün sonra, Thiono’da, Cem’in yüzü, gözü ve boynu şişmiş, ata binecek takati kalmamıştır. Nihayet Capua’ya sedye ile götürülmüştür. Capua’da annesi ile ailesinin muhafazasını ve adamları ile cenazesinin Osmanlı ülkesine götürülmesini vasiyet etmiştir. Daha sonra Auerso’ya nakledilen Cem, büsbütün kendisini kaybederek sayıklamaya başlamıştır. 22 Şubat’ta da Fransız ordusu Napoli’ye girerken, son olarak ata binen Cem Sultan, daha fenalaşarak tekrar yatağa düştü. Charles, sık sık Cem’i ziyaret ediyordu. Hatta Napoli’ye girdiği zaman, onu Capua şatosuna getirtmiş ve tedavisi için hekimler tayin etmiştir. 26 Şubat günü, Cem Sultan’a tamamen serbest olduğunu bildirmiştir. Serbest kaldığını öğrenince Allah’a şükreden Cem Sultan, artık ilaç da alamaz olmuştu. Annesinden gelen mektubu bile okuyamayan Cem, artık konuşulanları da anlayamamakta idi.

Nihayet 25 Şubat 1495 Çarşamba günü sabaha karşı vefat eden Cem Sultan’ın dinî merasimi Celâl ve Sinan Beyler tarafından yerine getirildi. Tahnit edilen na’şının ahşası, Napoli’de kral Ferrond’un bahçesine gömüldü.

Bayezid, kardeşinin öldüğünü Venedik devleti vasıtası ile öğrendi ve ülkede gâib namazı kıldırdığı gibi, üç gün de matem ilan etti. Cem Sultan’ın ölümü üzerine İstanbul ve Galata’da çarşılar üç gün kapatılmış, fakirlere de 100.000 akçe sadaka dağıtılmıştır.

Cem Sultan’ın eceli ile veya zehirlenerek öldürüldüğü uzun zaman tartışmalara konu olmuştur. Bir rivayete göre, papa ustura ile tıraş olurken Cem’i zehirletmiş ve zehir tesirini uzun zaman sonra göstermiştir. Bu rivayeti destekleyen bir başka husus da, Bayezid’in gönderdiği Kapıcıbaşı Mustafa Bey’in Cem’i bizzat tıraş ederken zehirlemesidir. Ancak, böyle bir ustura ile yapılan icraatın hakikatle ilgisi yoktur. Bununla birlikte, bu zehirlenme hadisesine Osmanlı tarihçileri geniş yer ayırmışlardır.

İtalyan ve Fransız tarihçiler ise, papanın, Cem’i, VIII. Charles’e zehirledikten sonra teslim ettiğini ittifakla yazmaktadırlar. Venedik devleti de, papanın Cem’i zehirlediğini kabul etmiştir. O tarihlerde tesirini iki-üç hafta sonra gösteren bir zehirin mevcut olması ve papanın da, Bayezid’in teklif ettiği 300.000 altını almak için bu işi yaptığı akla gelebilir. Nitekim papa, Cem’in ölümünü müteakip Buzardo adındaki elçisini İstanbul’a göndererek, Sultan Bayezid’den bu parayı talep etmiştir.

Cem Sultan uzunca boylu, tıknaz, yanık çehreli, eğri burunlu, şaşıca, vakur ve çevik bir şehzade idi. Türkler tarafından aşırı bir şekilde sevilen şehzade cesur ve savaşçı, sakin olduğu zaman makul, hiddetlendiğinde, müthiş öfkeli bir zat idi. Ancak entrikadan anlamayan Cem, her söze inanır ve düşmanlarına bile sevgi gösterirdi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Anayasa Kartları Soru Cevap