Cem’in Konya Üzerinden Mısır’a Gidişi

10 Mayıs 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Cem’in Konya Üzerinden Mısır’a Gidişi

Savaştan tam olarak ümidini kesen Cem Sultan, hızlı bir şekilde yol alarak, gün batarken Ermeni Derbendi denilen geçide ulaştı. Yenişehir ovasına iki günlük mesafede bulunan bu derbende yarım günde varmış, ancak bindiği hırçın at bacağını incitmişti. Ayrıca burada bazı Türkmen çapulcularının saldırısına uğrayan Cem Sultan, pek çok ağırlıklarını kaybetmişti. Elbiselerini bile kaybeden Cem’in yaralı bacağı, kendisine büyük ızdırap vermekte idi. Bu yüzden, Derbend’in ilerisinde Ayvacık mahallinde atından indi. Arkadan yetişen küçük gruplarla da zaman zaman çarpışan ve halsiz düşen şehzadeyi, yanındakiler mücadelesinden güçlükle menedebiliyorlardı. Ayvacık’tan akşam üzeri tekrar yoluna devam eden Cem Sultan, ertesi sabah Eskişehir’e vardı. Gece boyunca, kapıcıbaşısı Sinan Bey’in kepeneğine örtünen Cem Sultan, 25 Haziran’da Konya’ya vardı.

Cem Sultan, Konya’ya vardığında, divana dört kişi ile çıkarılabilecek derecede hasta idi. Bütün malları ve hazineleri yağmalanmış, kendisi de perişan bir hale gelmişti. Bayezid’in arkası sıra gönderdiği kuvvetlerin Konya’ya yaklaşmakta olduğunu haber alan Sultan Cem, böylesine hasta olmasına rağmen, annesiyle iki kızını, oğlu Murad’ı ve kendisine sadık kırk kadar adamını da yanma alarak 28 Haziran günü Konya’dan çıktı ve Tarsus’a doğru hareket etti. Konya ve Karaman halkı, Cem’in memleketini bu şekilde terketmesine büyük üzüntü duydu ve onu hüzünle uğurladı.

Torosları geçerek Tarsus’a inen Cem Sultan, burada da büyük bir coşku ile karşılaştı. Tarsus beyi Cem’i ziyafetlerle ağırladı. Fazla kalamayan şehzade Cem, Adana’ya hareket etti ve burada maiyyeti 300’ü buldu; onlarla birlikte Halep istikametinde Memluklü ülkesine doğru yola çıktı. Antakya üzerinden 19 Temmuz’da Halep’e vardı. Halep emiri, Cem’e Küçük Uyuz Bey’i rehber ederek Şam’a doğru merasimle uğurladı.

Şam’da da devlet merasimi ile karşılanan Cem Sultan, Kasr-ı Ablak’ta misafir edildi. Vali tarafından her türlü ihtiyacı görülen şehzade, burada da fazla eylenmeyerek, hızlı bir yolculukla 25 Ağustos günü Kahire’ye ulaştı. Marcva’z-Ziyat mevkiinde, bütün Memluklü devlet ricalinin hazır bulunduğu bir merasimle hükümdarlar gibi karşılandı. Devâdâriye’de bir gün ikamet ettikten sonra, ertesi gün mutantan bir alayla Kahire’ye giren Cem, Sultan Kayıtbay ile görüştükten sonra, Kayıtbay’ın teselli veren konuşmasını müteakip, Kâtib’ül-Memâlik İbn Câlud’un konağına yerleştirildi.

Öte yandan, padişah II. Bayezid, Cem’i süratle takip ettirdi. Gedik Ahmed Paşa, Toroslara kadar Cem’in arkasından gitti ise de ona yetişemedi. Oğlu Şehzade Abdullah’ı Karaman valiliğine tayin eden padişah, Dulkadiroğlu Alâüddevle Bey’e gönderdiği mektup ile, Cem’in Dulkadir topraklarına girmesi halinde yakalanmasını istedi. Yenişehir ovasında Cem taraftarlarını tamamen kılıçtan geçiren padişah, kardeşinin yolunu kesen ve onu yaralayan haydutları da çengele vurarak idam ettirdi. Daha sonra Bursa’ya geldiğinde, yeniçerilerin şehir halkını cezalandırma isteklerini güçlükle önledi ve askerlere mühim bir meblağ ödedi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Çağdaş Dünya Tarihi Soru Cevap