Fatih Devrinin Son Müteferrik Hadiseleri

29 Nisan 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Fatih Devrinin Son Müteferrik Hadiseleri

a. Akıncıların Erdel Bozgunu:

Semendire sancak beyi kumandasında 30.000 kişilik bir kuvvetle yapılan bir akında, Varat’a kadar ulaşılmıştı (1479). Akma Mihaloğlu Ali, İskender Bey ve Hasan Beyoğlu İsa Bey de katılmıştı. Erdel voyvodası Bathory İstvan, iyice yağmaya dalmış olan akıncıları Sazvaraş civarında yakaladı ve yolarını kesti. Ulah asıllı Tamışvar’ın Macar kumandanı Kiniş  Pal’in  yardımı  ile  Erdel  voyvodası, Osmanlı  akıncı kuvvetlerini ağır bir yenilgiye uğrattı.

b. Gürcistan’da Bazı Yerlerin Fethi:

Trabzon Rum İmparatorluğu’nun ortadan kaldırılması ile Doğu Karadeniz’e hakim olan Osmanlı devletinin Kırım’ı tâbiiyet altına alması sonucu, Gürcistan ve Çerkezistan kıyıları dışında Karadeniz tamamen Osmanlı devletinin bir gölü haline geldi. Fâtih Sultan Mehmed bu kıyıların ve merkezi Torul olan Gürcistan beyliğinin de Osmanlı topraklarına katılması için harekete geçti. Bu sırada Amasya valisi bulunan oğlu Bayezid’i Torul prensliğinin fethi ile görevlendirdi. Bayezid, vezir Vakkas Sinan Bey’i, emrindeki kuvvetlere kumandan tayin ederek Gürcü prensliğinin üzerine gönderdi. Gürcü prensi, Osmanlı ordusuna dayanacak gücü olmadığı için Erzincan’a gelerek topraklarını Osmanlı kuvvetlerine teslim etti. Bu suretle Torul, Osmanlıların eline geçtiği gibi, Doğu Karadeniz’e gönderilen küçük bir donanma da, Kuban, Anapa ve Mezakilit bölgesini zabteyledi.

  •  Limni ile Bozcaada’nın İskanı ve Kale inşası:

Çanakkale boğazında güçlü bir Osmanlı donanmasının devamlı hazır bulunması ve Ege adaları ile kıyılarının birer birer Osmanlı idaresine katılması, bu denizdeki adalarda korsanlık yapan gemicileri birçok adayı kendiliklerinden terke mecbur etmişti. Bu şekilde terkedilen adalardan ikisi de Bozcaada ile Limni idi. Fâtih Sultan Mehmed, Venediklilerle imzalanan sulh gereğince Osmanlılara ait olduğu kesinleşen bu adaları tahkim ettirerek nüfus yerleştirdi ve adaya geçenleri her türlü vergiden muaf tuttu. Kısa zamanda meskûn hale gelen adalara Avlonya sancak beyi ve derya kapudanı tayin edilen Gedik Ahmed Paşa, kaleler inşa ettirerek Çanakkale’yi kontrol edebilecek derecede müstahkem bir hale getirdi. Ayrıca Limni adasında bulunan mühür mumu ocakları da açıldı ve maden yeniden işletmeye başlandı.

  • Zanta, Kefalonya ve Ayamavri Adalarının Zaptı:

Aşağıda da görüleceği gibi, İtalya üzerinde birtakım düşüncelere sahip olan padişah, bu ülkedeki durumu çok yakından takip ettiği gibi giriştiği bazı hareketlerle de, adım adım bu yarımadaya yaklaşmakta idi. Arnavutluk fethinin tamamlanması ile, Adriyatik denizinin doğu sahillerinde, Osmanlı hakimiyetine, yalnızca Venedikli Leonardo’nun elinde bir dukalık halinde bulunan Ayamavri, Zanta ve Kefalonya adaları girmemişti. Bu adaların durumu, Venedik’le imzalanan anlaşmanın dışında bırakılmıştı. Öte yandan Leonardo, hem Osmanlı devletine, hem de Yanya sancak beyine yıllık haraç vermekle yükümlü idi. Leonardo, bir süre sonra, bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, Osmanlı devletine hasım olan Napoli kralı ile de askerî ilişkiler tesisine girişmiş idi.

Fâtih Sultan Mehmed, bu durum karşısında boş durmadı ve Gedik Ahmed Paşa’yı adaların zaptına memur etti. Gedik Ahmed Paşa, 29 savaş gemisi ile kısa zamanda Zanta adası üzerine geldi. Bir miktar yeniçeri ve azap askeri ile kısa zamanda adayı zapteden Gedik Ahmed Paşa, daha sonra Kefalonya üzerine vardı. Burasını da bir mukavemet görmeden ele geçirdi. Leonardo, Ayamavri adasını terkederek Napoli’ye kaçtı. Hakimsiz kalan Ayamavri adası da nihayet Gedik Ahmed Paşa’ya teslim oldu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz