Hadım Ali Paşa’nın Çukurova Seferi ve Ağaçayırı Savaşı

12 Mayıs 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Hadım Ali Paşa’nın Çukurova Seferi ve Ağaçayırı Savaşı

Davud Paşa seferden döndükten sonra, İstanbul’da yeni bir Memlûk seferi için hazırlıklara başlandı. Padişah, bu sefere Osmanlı donanmasını da göndermeyi kararlaştırmış idi. Hatta II. Bayezid, Osmanlı donanmasının Doğu Akdeniz’de rahatça hareket etmesi için Venedik devletinden izin istemişse de, buna muvaffak olamamıştır.

Diğer taraftan her türlü sefer hazırlığını tamamlayan Osmanlı ordusu, vezirliğe yükseltilen Rumeli beylerbeyisi Hadım Ali Paşa kumandasında İstanbul’dan hareket etti. Maiyyetine, yeni Rumeli beylerbeyisi Halil Paşa ile Anadolu beylerbeyisi Sinan Paşa da verilmişti. 60.000 kişilik bir kuvvetle Çukurova’ya inen Hadım Ali Paşa’ya yolda Karaman beylerbeyisi Yakub Paşa da iltihak etti. Ayrıca, Hersekzade Ahmed Paşa da, 100 gemiden müteşekkil donanma ile Doğu Akdeniz sahillerine hareket eylemişti.

Hadım Ali Paşa, Ereğli’den sonra, Külek boğazını geçerek Adana’ya indi. Tarsus şehri ile burasını iyice tahkim ettikten sonra, Ayaş kalesi üzerine yürüdü. Kale naibinin kaçması üzerine, hem karadan, hem de denizden kuşatılan Ayaş, mukavemet göstermeden Osmanlı kuvvetlerine teslim oldu (Nisan-Mayıs 1488).

Daha sonra da Rumeli beylerbeyisi Halil Paşa’nın gayreti ile Aynızarba, Gevâre, Namrun ve Milvân kaleleri ile Sis zaptedildi.

Bu arada, II. Bayezid’in üs isteğinin reddinden sonra, Hersekzade Ahmed Paşa’nın donanma ile Kıbrıs’a saldırmasından korkan Venedik senatosu, Françesko di Priali kumandasında 40 gemilik bir donanmayı Kıbrıs’a göndermek suretiyle adayı tahkim etmiştir.

Osmanlı donanması, Ayaş limanının zaptını müteakip, Trablusşam sahillerine vardıktan sonra, İskenderun körfezine girdi. Burada, dağ ile sahilin birleştiği geçidi tutarak Memlûk ordusunun geçişine mani olmak istedi.

Emir Özbek kumandasındaki Memlûk ordusu, Bakras geçidini geçip, İskenderun’a doğru ilerlemeye başladıklarında, çıkan bir fırtına ile, Osmanlı donanmasının perişan olduğunu gördüler (Yarıkkaya fırtınası). Ani fırtına, birçok Osmanlı gemisini batırdığı gibi, mühim bir kısmını da açıklara sürüklemiş, bu yüzden Hersekzade Ahmed Paşa, geçidin önünden çekilmek zorunda kalmıştı.

Osmanlı donanmasının bu akıbetini fırsat bilen Memlûklüler, Adana istikametinde ilerlemelerini sürdürürken Bâb’ül-Melik (Sarıseki) Derbendi’nde Nablus şeyhi İbn İsmail emrindeki bir öncü birliği, Osmanlı kuvvetlerince mağlup edildi. Ancak asıl Emir Özbek kumandasındaki kuvvetlerin geçişine mani olamadılar. Bu arada denizden çıkan Osmanlı askerlerini de esir alan Memlûk ordusu, Ayaş yolu ile Adana’ya gelerek Ağaçayırı denilen mevkide ordugah kurmuş olan Osmanlı ordusunun karşısında savaş düzeni almıştır. Atabekü’l-asâkir Emir Özbek emrinde olan Memlûk ordusunda tanınmış birçok Memlûk kumandanı bulunuyordu. 40.000 kişilik orduları da son derece iyi donatılmış idi.

17 Ağustos 1488 günü vukua gelen ve Ağaçayırı demekle şöhret bulan çok şiddetli bir savaşta, Osmanlı ordusunda,

– Merkezde Hadım Ali Paşa, İsfendiyaroğlu Ahmed Bey, Turahanoğlu Ömer Bey, Mehmed ve Yahya Beylerle yeniçeriler yer almışlardı.

– Sağ cenahta ise, Anadolu beylerbeyisi Sinan Paşa ile Karaman beylerbeyisi Yakub Paşa, Veliyyüddinoğlu Ahmed Paşa ve Süleyman Paşa, maiyyetleri ile mevki tutmuşlardı.

– Sol kanatta da, Rumeli beylerbeyi Halil Paşa Rumeli askeri ile hazır bulunuyordu.

– Evrenosoğulları İsâ ve Süleyman Beyler sağ kolun, Ohri sancak beyi Hüseyin Bey de sol kanadın öncülüklerini yapmakta idiler.

Memlûk ordusunun tertibi ise şöyle idi:

– Emir Özbek merkezde,

– Şam askeri ile Dımaşk naibi ve Türk emirleri sağ kanatta,

– Halep naibi de maiyyeti askerleri ile sol tarafta yer almışlardı.

– Timrâz denilen 4.000 mızraklı asker de orduya öncülük etmekte idi.

Savaşa, Memlûklüler üzerine şiddetli bir saldırıya girişmek suretiyle Osmanlı ordusu başladı. İlk anda Şam naibinin askerleri dağılarak kaçtılar. Ancak Karamanlıların kaçmaları ve Evrenosoğulları İsâ ve Süleyman Beylerin şehid düşmeleri sol kanatta dağılmalara yol açtı. Rumeli beylerbeyisi Halil Paşa’nın gayretsizliği ise, durumu tamamiyle Osmanlıların aleyhine çevirdi. Bu yüzden asıl Osmanlı ordusu büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldı. Memlûk öncü Timrâz birliği Ramazanlı, Turgutlu ve Varsaklarla birlikte Osmanlı ordugahına erişip yağmalamaya başladılar. Diğer taraftan savaş alanından kaçan bazı Memlûklü askerleri, Bakras geçidini geçerken, Hersekzade Ahmed Paşa tarafından mağlup edildiler.

Hadım Ali Paşa, bütün bu kötü şartlara rağmen, kapıkulları ve kendi adamları ile şiddetle mukavemet ettiği gibi, bir ara saldırıya bile geçti. Daha sonra Halil ve Yahya Paşaların saldırıları da bir netice vermemiştir. Bu direnmeler ve zaman zaman karşı hücumlarla kesin bir hezimetten kurtulan Osmanlı ordusu, beraberlerinde taşıdıkları top ve sair harp levazımatı ile Adana’yı tahkim edebilmişlerdir. Osmanlı ordusunun son mukavemeti karşısında birşey yapamayan Emir Özbek, Hersekzade Ahmed Paşa’nın galibiyetini de duyunca, Adana civarında fazla kalamayarak Halep’e doğru dönmek için hazırlığa başlamıştı. Ancak Turgutlu ve Varsakların ısrarı ile, mancınıklar kurarak Adana’yı kuşattı. Üç ay kadar süren kuşatma sırasında, şehir kendisini şiddetle savundu. Ancak barut mahzenine düşen ateş ile vukua gelen infilak üzerine muhafızlar şehri eman ile Emir Özbek’e teslim ettiler.

Hadım Ali Paşa, Adana’nın düşmesi üzerine Ereğli ve Larende’ye çekilerek dağılan kuvvetleri topladı. Savaşta gayretsizlikleri görülen kişileri tesbite başladı. II. Bayezid de, savaştan kaçan Kayseri sancak beyi Yularkısdı Sinan Bey, Karesi sancak beyi İshak Bey ve Karaca Paşaoğlu İskender Çelebi ile Anadolu kethüdasını İstanbul’a getirterek Rumeli hisarına hapseyledi. Karahisar’da mahpus bulunan Karagöz Mehmed Paşa idam olundu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Çağdaş Dünya Tarihi Soru Cevap
Haber