İlk Osmanlı-Memlûklü Çatışması

11 Mayıs 2014 tarihinde tarafından eklendi.

İlk Osmanlı-Memlûklü Çatışması

İlk defa, Sultan I. Murad zamanında, dostane olarak başlayan Osmanlı-Memlûk münasebetleri, giderek kuvvetlenmiş, II. Murad ve Fâtih zamanında büyük gelişme göstermiştir. Bu ilişkiler Fâtih’in son zamanında hudutların çok yakınlaşması ve nüfuz sahalarına giren tampon devletlerin durumu, bu iki devleti hasmâne bir vaziyete sürüklemiştir. Başlangıçta, cihad yapan Osmanlı devletini maddi ve manevi bakımdan destekleyen Memlûklü devleti, bu tarihten itibaren hasmâne bir tavır içine girmiş, daha önce de anlatıldığı gibi, Osmanlı padişahının, hac yollarında imar faaliyetlerinde bulunma teşebbüsünü de engellemiştir.

  • Osmanlı devleti ile Memlûklüler arasındaki ilişkiler Bayezid II. devrinde de birbirini takip eden askerî ve siyasi çekişmelerle geçmiştir. Mısır sultanının Cem’i bir hükümdar gibi karşılaması ve daha sonra da, savaşmak için Anadolu’ya göndermesi, Bayezid tarafından hoş karşılanmamıştır.
  • Bunun üzerine II. Bayezid, Çukurova’daki beylikler üzerinde sıkı bir baskı kuran Memlûklülerin, Dulkadirliler üzerinde de aynı şeyi yapmaya kalkışmasına mani olmak için, bu devleti himayesi altına almayı kararlaştırdı ve Alâüdevle Bozkurt Bey’in kızı ile evlendi. Bu yakınlaşmadan sonra Bozkurt Bey, II. Bayezid’i devamlı olarak, Memlûklüler üzerine savaşa teşvik etmeye başladı.
  • Bu sırada, Hindistan’da Behmenî hükümdarı olan III. Mahmud Şah, veziri Mahmud Gâvân ile Osmanlı padişahına birtakım değerli hediyeler göndermiştir. Mahmud Gavan Kızıldeniz yolu ile Cidde’ye geldiğinde, bu hediyeler oranın valisi tarafından elinden alınmış, kafile İstanbul’a geçirilmemiş idi. Sultan Kayıtbay, gayet kıymetli taşlardan yapılmış olan bir hançeri çok beğenerek bizzat alıp kuşanmıştı. Duruma canı sıkılan Osmanlı padişahı, hemen Alâüddevle Bozkurt Bey’e yardım olarak asker gönderdi. Dulkadirli beyi, 27 Nisan 1484’te, Memlûklülerin Halep ve Safed naiblerini arka arkaya yendi. Daha sonra da Kayseri valisi Yakub Paşa ile birleşerek, Elbistan önlerinde vukubulan savaşta, Halep naibini öldürdüğü gibi, birçok Çerkeş beylerini de esir aldı.
  • Alâüddevle Bozkurt Bey’in, Osmanlı askerleri ile kazandığı bu başarılar üzerine telaşa kapılan Memlûklü sultanı, hemen Malatya’nın takviyesi için harekete geçti ve Emir Özbek, Aynal ve Özdemir’in kumandaları altında burasını takviye ettirdi. Alâüddevle, kalenin tahkiminden sonra yaptığı bir saldırıda başarılı olamadığı gibi, Eylül 1484’te de Yakub Paşa, Memlûklülere mağlup olmuştur.
  • Bu yenilgi üzerine, yardım edeceği yerde Osmanlı ordugahını yağmalayan Alâüddevle, daha önce esir almış olduğu bazı naibleri serbest bırakmak suretiyle Mısırlılarla dost olma cihetine gitmiştir. Yakub Paşa, kendisini güçlükle kurtarabilmiştir. Bu arada Sultan Kayıtbay, İstanbul’a emîr-i ahûr Canibey Habib’igöndererek zaptettiği hediyeleri takdim ettirmişse de, olumlu bir netice elde edilememiştir.
  • Alâüddevle Bozkurt Bey ile Yakub Paşa’nm mücadeleleri sürerken,   Karaman   beylerbeyisi   Karagöz   Mehmed   Paşa, Memlûklüler   tarafından   desteklenen  Turgutlu  ve   Varsakh aşiretlerini tedip ile görevlendirildi. Karagöz Mehmed Paşa, Doğan Bey tarafından müdafaa edilen Külek kalesini aldıktan sonra, Adana ve Tarsus kalelerinin etrafını da ele geçirmiştir (1484).
  • Civardaki diğer bazı kaleleri de ele geçiren Karagöz Mehmed Paşa, seferden döndükten sonra, padişah yeni fethedilen bu yerlerin muhafazası ile Musa, Mustafa ve kayınbiraderi Ferhad Beyleri görevlendirmiştir.
  • Osmanlı kuvvetlerinin bu iki harekatı ile, 1490 yılına kadar devam edecek olan Osmanlı-Memlûk savaşları başlamış oluyordu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Tarih Kısa Cevaplı Soru ve Cevapları