Kırım Savaşı ve Paris Antlaşması

14 Mart 2014 tarihinde tarafından eklendi.

KIRIM HARBİ (1853 – 1856)

Savaş Osmanlı Devleti ile Rusya arasında cereyan etmiştir.

Savaşın Nedenleri

Rusya’nın “Hasta Adam” olarak gördüğü Osmanlı’yı İngiltere ile paylaşma teklifinin İngiltere tarafından reddedilmesi üzerine Rusya’nın bu idealini tek başına gerçekleştirmek istemesi
Macar mültecileri meselesinde Avusturya ve Rusya’nın Osmanlı’ya cephe alması

Mülteci: Kendi topraklarından istemeden ayrılarak başka ülkelere göç edenlere denir.

Osmanlı’yı İlgilendiren Önemli Mülteci Olayları

 İspanya’da katliama uğrayan Müslüman ve Yahudilerin Osmanlı Devleti tarafından Osmanlı ülkesine taşınması
Rusya’ya yenilen İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ın Osmanlı’ya sığınması
Macar milliyetçilerinin Avusturya ve Rusya’nın önünden kaçarak Osmanlı Devleti’ne sığınmaları bunlara örnek olarak verilebilir.

Rusya’nın kutsal yerler sorununun kendi lehine çözülmesini istemesi

Kutsal Yerler Sorunu

Hz. İsa’nın doğduğu yer olan Kudüs’teki kutsal yerlerin bakım, onarım ve korunma işini Osmanlı, Fransa’ya vermişti. Bu durum ise Katolikler ve Ortodokslar arasında çekişmeye neden oluyordu.

Rus elçisi Prens Mençikof’un olağanüstü elçi olarak İstanbul’a gelerek Osmanlı’dan kabul edilmez isteklerde bulunmuştu.
Rus istekleri Osmanlı egemenliğine ters düştüğünden dolayı reddedilmiştir. Bunun üzerine Rusya, Eflak ve Boğdan’ı işgal ederek Osmanlı’ya savaş ilan etmiştir. İngiltere ve Fransa ise Osmanlı’ya yardım amacıyla İstanbul önlerine gelince Rusya 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi’nin ihlal edildiğini öne sürerek Sinop Baskını’nı gerçekleştirmiş ve 10 parçalık Osmanlı donanmasını yakmış ve ayrıca bu şehri de tahrip etmiştir.

Sinop Baskını sonrası İngiltere ve Fransa Osmanlı ile ittifak yapıp Rusya’ya savaş ilan etmiştir.
Avusturya ise Rusya’nın Tuna’nın güneyine inmesine sert tepki göstermiş ve Rusya’dan Eflak-Boğdan’ı boşaltmasını istemiştir. Düşman sayısını artırmak istemeyen Rusya, Avusturya’nın isteğini kabul etmiş ve bu bölgeleri boşaltmıştır.

 İtalya birliğini kurmak isteyen Piyomente Krallığı özellikle İngiltere ve Fransa’nın sempatisini kazanmak ve adını duyurmak için Rusya’ya savaş ilan ederek Osmanlı’nın yanında yer almıştır.

Tüm bu gelişmeler Rusya’nın yenilmesine ve barış istemesine neden olmuştur.
Paris’te Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, Piyomente, Rusya ve Prusya’nın katılmasıyla barış imzalanmıştır.

Prusya, Kırım Harbi’ne katılmadığı halde Paris Antlaşması’na katılmıştır.

Paris Antlaşması (1856)

Osmanlı bir Avrupa Devleti sayılacak ve Avrupa devletler hukukundan yararlanacak
Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü Avrupa devletlerinin garantisi altında olacak

Osmanlı Devleti kendi topraklarını koruyamayacak kadar güçsüzdür.

Karadeniz tarafsız bir deniz olacak, Osmanlı ve Rusya Karadeniz’de ticaret gemisi ve donanma bulunduramayacak.

Savaşı kazanan Osmanlı bu madde ile yenik sayılmıştır.

Boğazlar 1841 Londra Antlaşması’na göre idare edilecektir. Bütün devletlerin savaş gemilerine kapatılacaktır.

Rusya’nın sıcak denizlere inme hayalleri tekrardan suya düşmüştür.

Eflak ve Boğdan özerk bir bölge olacak.
Tuna Nehri’nde ulaşım serbest olacak.
Osmanlı Devleti’nin yapacağı ıslahatlara Avrupalı devletler müdahale etmeyecekler.

Kırım Harbi esnasında Osmanlı ilk kez İngiltere’den borç para almış ve kapitülasyonların kaldırılması ilk kez Paris’te gündeme gelmiştir.

Osmanlı Devleti zamanla başka devletlerden de borç para almış ve aldığı borçların faizini dâhi ödeyemez hâle gelmiştir. Devlet 1881’de Muharrem Kararnamesini yayınlamış ve borç ödeme şartlarını belirlemiştir.
Avrupalı devletlerde aynı tarihte Duyunuumumiye idaresini kurarak Osmanlı’nın bazı gelir kaynaklarına el koymuşlardır.

Osmanlı Devleti antlaşmanın imzalandığı sırada Islahat Fermanı’nı yayınlamış ve fermanın bir kopyasını da Paris’e göndermiştir. Amaç, Avrupalı devletlerin Osmanlı’nın içişlerine karışmasını engellemektir.

NOT :

Kırım Savaşı’nda İstanbul’a getirilen yaralılara hastaneler yetmiyordu. 4 Kasım 1854’te İstanbul’a gelen gönüllü hasta bakıcısı Florence Nightingale ekibiyle burada özel bir hastane kurdu. Geceleri lambasıyla hastane koridorlarını dolaşır ve hastaları kontrol ederdi. Kendine lambalı kadın unvanı verilmiştir. Hemşireliğin kurucusu olarak da bilinen bu kişi adına bugün dünyada birçok hastane bulunmaktadır.

Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin:

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Anayasa Kartları Soru Cevap