Kırım’ın Osmanlı Tâbiiyeti Altına Alınması

28 Nisan 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Kırım’ın Osmanlı Tâbiiyeti Altına Alınması

Osmanlı devletinin kuzey kesimindeki siyaseti ve Karadeniz’i bir Türk gölü haline getirme çabası, İstanbul’un fethi ile açık bir şekilde anlaşılmıştı. Galata’yı Cenevizlilerden 3 Haziran’da teslim alan padişah, Anadolu’nun Karadeniz kıyısındaki devletleri de birer birer devletine bağladıktan sonra bu denizde güçlü bir ticari faaliyete sahip olan Cenevizlileri Kırım sahillerine ve Boğdan’m himayesine bağlamıştı. Ancak Fâtih, daha başından itibaren Cenevizlilere serbest ticaret hakkı tanımıştı. Bununla beraber 1454 yazında Karadeniz’e bir donanma gönderen Osmanlı padişahı, Ceneviz kolonilerinin merkezi olan Kefe’yi Kırım hanı Hacı Giray’ın askerleri ile birlikte tazyik etti. Bu sıkıştırma üzerine Cenevizliler Fâtih’e müracaat ederek, yıllık 3.000 altın haraç vereceklerini bildirdiler. Cenevizliler, Kırım hanına da 1.200 altın vermeyi kabul etmişlerdi. Fâtih, Cenevizlileri bu suretle haraca bağladıktan sonra, onlarla sıkı ilişkileri olan Akkerman limanını ticari maksatlarla Cenevizlilere açmış bulunan Boğdan beyliğinin Karadeniz sahillerine bir donanma gönderdi. Osmanlı donanmasının, kuzey ticaretinin antreposu olan Akkerman’ı tehdidi üzerine Boğdan beyi, 5 Ekim 1455’te, yıllık 3.000 altın haraç vermeyi ve Osmanlı tâbiiyetini kabul etmeyi kararlaştırmıştı.

Osmanlı devletinin Kardeniz’i saran hakimiyetinin kendi kapılarına dayandığını gören Kefe ve civarındaki Ceneviz kolonileri, Osmanlı padişahının Kırım’ı istilasına karşı Kırım hanı, Menküp beyi ve Boğdan voyvodası ile bir ittifak yapmaya koyuldular. Cenevizlilerin yanısıra Kırım hanı da, Osmanlıların kendi topraklarında bir hakimiyet kurmalarına karşı çıkmakta idi.

Diğer taraftan, o tarihlerde Avrupa’nın en güçlü devleti olan Lehistan da Dnestr ırmağının batısında Karadeniz kıyılarına yerleşmek ve Boğdan üzerinde hakimiyet kurmak istiyordu.

Fâtih’in 1469’da Yakub Bey idaresinde gönderdiği Osmanlı donanmasının Kefe’ye taarruzunu, Mengli Giray Han, bir mektupla protesto edince, bir yıl sonra padişah Kırım’ın yıllık vergisini artırdı. Bu sıralarda Lehistan krallığının, Kırım hanlığı aleyhine Altmordu ile bir ittifaka girmesi, Kırımlıları nisbeten Osmanlılara yaklaştırdı. Ancak Boğdanlıların Osmanlı tâbiiyetinden çıkarak Lehistan’a yanaşmaları ve Kırım kuvvetlerinin başında Boğdan’a giren Eminek Mirza’nın, Stefan Cel Mare tarafından bozguna uğratılması, hadiselerin Karadeniz’in kuzeyinde yoğunluk kazanmasına sebep oldu.

Diğer taraftan Cenevizliler, Mengli Giray’ı zorlayarak, Mamak’ın yerine bey olan Eminek’i baş beylikten attırdılar. Trabzon’dan firar ile Kefe’ye ulaşmış olan birkaç esirin talebi için gelmiş bulunan Osmanlı elçisinin, hadiseleri yakînen takip ederek, Eminek’i Fâtih’e taraftar kılması Osmanlıların müdahalesini çekmiştir. Ancak durumu haber alan Cenevizliler, Eminek’i telef etmek istediler. Eminek’in başbeylikten atılıp yerine Sartak’ın tayin edilmesine kızan ileri gelen Kefeliler, Eminek’in etrafında toplandılar. O da, Kefe ve civarına hakim olup, Mengli Giray ile savaşmaya başladı. Eminek karşısında bozguna uğrayan Mengli Giray, 1.500 kadar askeri ile Cenevizlilerin yanına kaçtı ve Kefe’ye kapandı. Nihayet Osmanlı elçisinin İstanbul’a bildirdiği durumu değerlendiren Fâtih Sultan Mehmed, Eminek’in de yardım isteği üzerine Gedik Ahmed Paşa’yı 1475 yılı ilkbaharında güçlü bir donanma ile Kefe üzerine gönderdi. Donanma yüzden fazla gemiden oluşmakta idi. Donanmanın Karadeniz’e açıldığını haber alan Cenevizliler, Kefe’nin tahkimatına hız verdiler. Haziran ayında Kefe limanına gelen Osmanlı donanması, hemen denizden kuşatmayı başlattı. Teslim teklifine ret cevabı alan Gedik Ahmed Paşa, Santa Maria kilisesinin bulunduğu sahil tarafına bin kadar atlı ve piyade asker çıkardı. Kefe’deki mahsurlar ile şehir civarındaki ahalinin anlaşmazlığı, Osmanlı kuvvetlerinin çıkartma ve kuşatma harekatına büyük bir kolaylık sağlamadı. Hanlık kuvvetlerinin de Osmanlı askerleri ile birleşmesi, Cenevizlilerin ümitlerini iyice kırdı. Kuşatma dört gün sürdü. Şehir ahalisinin, top atışları sonucu Osmanlılara karşı konulamayacağını anlamaları üzerine teslim kararı alındı. 9 Haziran 1475’te Kefe’nin teslim olması üzerine, mukavemet eden diğer bir kısım Tatar hakimleri de Osmanlılara itaate başladılar. Gedik Ahmed Paşa, Kefe civarında bulunan diğer bütün Ceneviz kalelerini de zaptetti. Alınan 40.000 esir arasında Mengli Giray da bulunuyordu.

Osmanlı donanması Kefe’nin zaptından sonra Azak üzerine geldi. Kale mukavemet etmeden teslim oldu. Gedik Ahmed Paşa, daha sonra müstahkem Menküp kalesini de kuşattı. Sarp bir mevkide bulunan bu kale, kuvvetli bir garnizon tarafından savunuluyordu. Uzun ve şiddetli bir top ateşine rağmen kale düşürülemedi. Kale komutanının teslim olmasına karşılık, hisarı savunmakta olan akrabaları inatla müdafaayı sürdürmekte idiler.

Bu durum üzerine Gedik Ahmed Paşa, kalenin önünde bir kuşatma birliği bırakarak, asıl ordusu ile uzaklaştı. Küçük kuşatma birliğinin başına Yakub Bey’i zağarcı tayin etti. Osmanlı ordusunun kuşatmayı terkederek, küçük bir artçı birliği bırakıp gittiklerini gören müdâfiler, Menküp’ten dışarı çıkarak, saldırıya geçtiler.

Yakub Bey, yavaş yavaş ve savaşa savaşa geri çekilerek, düşmanı asıl ordunun pusuya yattığı mevkiye kadar getirdi. Bu sırada pusudan çıkan Osmanlılar, Menküplüleri yandan ve arkadan çember içine aldılar. İyice sıkışan Menküplülerin büyük bir kısmı öldürüldü. Pek çoğu da esir alındı.Trabzon Komnenosları ve Boğdan beyi ile akraba olan Menküp kalesinin beyi, İstanbul’a getirilerek Yedikule’de hapsolundu ve bir süre sonra da padişahın emri ile idam edildi. Kırım hanlığına da, Fâtih Sultan Mehmed tarafından Mengli Bey tayin edildi. Kendisinden Osmanlı devletine bağlı kalacağına dair bir de belge alındı. Kırım’ın, tâbiiyet altına alınması sonucu, Karadeniz’in kuzey kesiminde de Osmanlı nüfuz ve ticari faaliyeti yayılmış oldu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Tarih Altın Bilgiler