Lozan Barış Antlaşması’nın Önemi ve Sonuçları

24 Ocak 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Lozan Barış Antlaşması’nın Önemi ve Sonuçları

I. Dünya Savaşında yenilen Türk Milleti, bu savaşın galiplerinin kendisi için tasarladığı ölüm fermanını kabul etmemiş, bunun üzerine galiplerle Türkler arasında yeniden başlayan savaş hali 1922 yılının sonlarına kadar devam etmiştir. Türk Milleti için tam anlamıyla bir ölüm-kalım mücadelesi biçiminde geçen Kurtuluş Savaşı’nın silahlı mücadelesi kesin bir Türk zaferiyle sonuçlandı. Bu büyük başarıdan sonra I. Dünya Savaşı’nın galipleriyle barış masasına eşit şartlara sahip olarak oturma imkanı elde edildi. Galiplerin I. Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Hükümeti’ne imzalattıkları, Anadolu’yu parçalamayı ve bu topraklar üzerinde Türkler’e hayat hakkı tanımamayı öngören Sevr Projesi’ni bir kağıt parçası olmaya mahkum etti. Lozan Barış Antlaşması, yalnız Anadolu’nun parçalanmasını önlemekle kalmadı. Antlaşma ile Osmanlı Devleti’nden miras kalan asırlık meseleler çözüldü. Kapitülasyonların kaldırılıp, Osmanlı borçlarının bir esasa bağlanmasıyla Türkler üzerindeki ekonomik baskılar kırıldı. Ayrıca yeni siyasî sınırların kesin olarak belirlenmesi, resmen kabul ve tasdik edilmesi suretiyle askerî baskılar, azınlıklar için vatandaşlık esası kabul edilerek sosyal ve siyasi baskılar da büyük ölçüde ortadan kaldırıldı.

Lozan, tarihi bir hesaplaşma olması dolayısıyla çok çetin müzakereler sürecinin yaşandığı bir antlaşmadır. Türkler açısından barışa rağmen bazı meseleler tam olarak çözüme kavuşmamıştır. Irak sınırının istendiği gibi belirlenememesi, bütün olumlu yanlarına rağmen boğazların idaresinin uluslararası bir komisyona bırakılmış olması, Ege Adaları meselesi ve Türkiye’nin hissesine düşen borç diliminin ödenmesinin alacaklı devletlerle kararlaştırılması gibi meseleler antlaşmadan sonra da Yeni Türk devletini bir süre daha meşgul etmiş, ancak bütün bunlara rağmen Antlaşma’nın, Türk Milleti bakımından önemini en güzel şekilde Mustafa Kemal Paşa’nın şu sözleriyle ifade etmek etmiştir: “Bu antlaşma Türk Milletine karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın, sonunda neticesiz bırakıldığını ifade eder bir vesikadır”.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarihte İlkler