Meşrutiyet Dönemi Osmanlı Hukuku

20 Aralık 2013 tarihinde tarafından eklendi.

Meşrutiyet Dönemi Osmanlı Hukuku:

Birinci Meşrutiyet Osmanlı Devleti’nde 1876’da ilân edilen anayasal düzene geçiştir.
Osmanlı Devleti 19. yüzyıla gelindiğinde azınlık isyanları nedeniyle zor durumdaydı. İmparatorluk sınırlarında yer yer ayaklanmalar yaşanıyordu. Ayrıca Avrupalı devletlerde azınlık sorunlarını bahane ederek Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışıyordu.
Bu durumun önüne geçmek isteyen Osmanlı, Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı’nı ilân (1856) etti.
1860’lı yıllarda Osmanlı ülkesinde bir aydın hareketi olarak Yeni Osmanlılar ortaya çıktı. Bu kişiler Avrupa’daki anayasal
monarşilerden etkilendiklerinden Osmanlı Devleti’nin de bu sistem ile yönetilmesini istemişlerdir.
Bu hareketin başını çeken kişi ise döneminin sadrazamlarından Mithat Paşa’dır. Fakat Mithat Paşa ve arkadaşları meşrutiyetin ilânını Sultan Abdülaziz’e kabul ettiremediklerinden onu tahttan indirerek yerine V. Murat’ı padişah yapmışlardır.
V. Murat, bu reformları V. Murat yapabilecek şartlarda biri olmasına rağmen sağlığı buna elverişli değildi. Padişahın ruh
sağlığı bozulduğundan tahttan indirildi ve yerine meşrutiyeti ilân edeceğine dair söz veren II. Abdülhamit getirildi.

BİLGİ NOTU: 
V. Murat, Osmanlı tarihinde en kısa süre tahtta kalan padişahtır. (93 gün)

TANIYALIM

II. ABDÜLHAMİT

21 Eylül 1842’de doğmuştur Babası Abdülmecit, annesi ise Tirimüjgan Sultan’dır. 31 Ağustos 1876’da padişah ilân edildi.
Tahta geçmeden önce söz verdiği gibi meşrutiyeti ilan ettiği gibi Türk tarihinin ilk anayasası olarak kabul edilen Kanunuesasiyi yürürlüğe koydu. Döneminin ilk önemli olayı Rusya ile yapılan 93 Harbi’dir. Bu savaşı gerekçe göstererek çalışamaz durumda bulunan meclisi kapatmıştır. Bu savaşı sona erdiren 1878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti Sırbistan, Romanya ve Karadağ başta olmak üzere birçok toprak kaybetmiştir. II. Abdülhamit, başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa devletleri ile toprakların elde tutulması konusunda çok ciddi mücadele etmiştir. II. Abdülhamit 1880 yılında Yıldız İstihbarat Teşkilatı’nı kurdu. İttihat ve Terakki Partisi’nin baskıları sonucu 24 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’i ilân etti.

Bunun üzerine İstanbul’da karışıklıklar çıktı ve 13 Nisan 1909’da 31 Mart Olayı meydana geldi. Bu isyanı Selanik’ten gelen Hareket Ordusu bastırmıştır. İsyanın bastırılmasından sonra olaylara karıştığı gerekçesiyle II. Abdülhamit tahttan indirilmiş. (27 Nisan 1909) ve Selânik’teki Alâtini Köşkü’ne gönderilmiştir.

Dindar bir padişahtı. Çok çalışkandı ve günde 15 – 16 saat çalışırdı. Hicaz Demir yolu onun döneminde yapılmıştır. Hobi olarak marangozculukla uğraşan padişah binicilik, yüzme, atıcılık ve güreş gibi sporlarla uğraşıyordu. Tiyatro ve operaya da ilgi duyardı.

II. Abdülhamit önce söz verdiği gibi 23 Aralık 1876’de Meşrutiyet’i ilân ederek parlamenter sisteme geçişi sağlamıştır.

BİLGİ NOTU:

I. Meşrutiyet’in ilânı ile Osmanlı Devleti’nde halk ilk defa padişahın yanında yönetime ortak olmuştur.

Fakat ilk Osmanlı Meclisi’nde bulunan azınlık kökenli mebuslar adeta Mecli’si çalışamaz hâle getirmişlerdi. Bunu gören II.
Abdülhamit 1877 – 1878 Osmanlı – Rus Savaşı’nı gerekçe göstererek Mecli’si kapatmıştır.

Anayasanın İlânı

II. Abdülhamit Meşrutiyet’i ilân ettiği gün aynı zamanda Osmanlı Devleti ve Türk tarihinin ilk anayasası kabul edilen Kanunuesasi’yi yürürlüğe koymuştur. (23 Aralık 1876)

Kanunuesasi’ye göre:

Tüm Osmanlı vatandaşlarının temel hak ve özgürlükleri anayasa ile güvence altına alınmıştır.
Kanun önünde eşitlik sağlanmıştır.
Basın – yayın özgürlüğü sağlanmıştır.
Kamu hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma kabul edilmiştir.

Meşrutiyet Dönemi Osmanlı hukuk sisteminin en önemli gelişmesi şüphesiz Mecelleiahkâmıadliye adlı kanun kitabının
hazırlanmasıdır. (1868 – 1878)

MECELLEİAHKÂMIADLİYE

1868 – 1878 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir komisyon tarafından hazırlanan Osmanlı Devleti’nin
İslâmi hukukuna uygun olarak hazırladığı Medeni Hukuk kitabıdır. Bu kanunlar 1851 madde içermektedir.
Osmanlı modernleşmesinin en önemli kanunlarındandır.
Mecelle’nin manası Arapça “çok büyük kitap” iken Fransızca’da “hukuk ilkeleri derlemesi” olarak bilinir.
17 Şubat 1926’da Türkiye Cumhuriyeti’nin Medeni Kanunu kabul etmesiyle yürürlükten kalkmıştır.

Mecelle’nin Genel Hükümleri:

Borçlu olmamak asıldır. Borcu ileri süren ispata mecburdur.
Zararın defi, faydanın celbinden evlâdır.
Zaman değişince hükümlerde değişir.
Kuşku, kesin bilgiyi gidermez.
İçtihat içtihatla bozulmaz.
Özel zarar, genel zarara tercih edilir.
Alması hukuka aykırı olanın vermesi de hukuka aykırıdır.
Ticari örf ve adetler ticari sözleşmelerin şartı gibidir.
Söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.
Kanıt herkesi, ikrar ise sadece ikrar edeni bağlar.

TANIYALIM

AHMET CEVDET PAŞA (1822 – 1895)

İlk tahsilini Lofça’da yapmıştır. 1839’da İstanbul’da medrese tahsiline başladı. Matematik, astronomi, tarih ve coğrafya ile uğraştı. 1844’te 22 yaşında iken Rumeli’de kadı oldu. Daha sonra müderris ve Darü’I Muallim (Öğretmen Okulu) müdürlüğüne getirildi.
Osmanlı Akademisi olarak bilinen Encümen-i Daniş’e asil üye seçildi. (1851) “Tarihicevdet” adlı eserini Sultan Abdülmecit’e sundu ve padişah emriyle devletin resmi tarihçisi oldu.
Osmanlı Devleti’ne en büyük hizmeti Mecelle adı verilen kitabı hazırlamasıdır.
1879’da Maarif Nazırı (Milli Eğitim Bakanı) oldu. 26 Mart 1895’te vefat etti. Mezarı ise Fatih Camii bahçesindedir.

Önemli eserleri

Tarihi Cevdet (12 cilt) Kısasıenbiya ve Tevarihihulefa, Tezakiricevdet
Ma’ruzat
Mecelle
Kavaid-i Osmaniye

İttihat ve Terakki Partisi’nin baskıları sonucu II. Abdülhamit 24 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet’i ilân etmiştir. 1909 yılında Kanunuesasi’de yapılan değişiklik ile padişahın mutlak otoritesi sınırlandırılmış ve özgürlükler genişletilmiştir.

BİLGİ NOTU:

1909’da Kanunuesasi’de yapılan değişikliğe göre mebuslar padişahtan izin almadan meclise yasa teklifi ile gelebiliyorlardı. Bu şunu gösteriyor ki, padişah yasama gücünü büyük ölçüde kaybetmişti.

BİLGİ NOTU:

Kanunuesasi’de yapılan en önemli değişiklik şuydu. Padişah 1876’da olduğu gibi mutlak veto yetkisine sahip değildi.

KANUNUESASİ İLE OSMANLI HALKINA TANINAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLER

İbadet, kişi ve vatandaşlık hakkı kanun güvencesinde bulunacaktı.
Müsadere, işkence ve angarya kalkacaktır.
Konut dokunulmazlığı sağlandı.
Herkes devlet memuru olabilecekti.
Öğretimde eşitlik sağlanacaktı.
Kazanca göre vergi alınması kabul edildi.
Yasal olmayan tutuklamalar kaldırıldı.
Kişilere ait evrak ve mektuplar mahkeme kararı olmadan açılamayacaktır.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü sağlanmıştır.
Basın ön denetime tabi tutulamayacaktır.
Padişaha tanınan sürgün yetkisi kaldırılmıştır.
Dernek kurma hakkı tanındı.

“MEKTEBİHUKUKİ SULTANİ”

Mektebihukukisultani adliye teşkilâtının eleman sıkıntısını çözmek amacıyla 1875’te Galatasaray Sultanisi’nin bir şubesi olarak açılmıştır. Bu okulda Fransa’dan getirilen öğretmenler görev almıştır. Ayrıca bu okula öğrenci olmayan dinleyiciler de katılabiliyordu. Bu okul 1880’de kapanınca yerine Mektebihukuk diye yeni bir okul açılmıştır. 22 Şubat 1907’de çıkan bir yangında bu okul ve yanındaki diğer birimlerinin büyük bir kısmı yanmıştır.
Mektebihukuk günümüzdeki İstanbul Üniversitesi’ne bağlı hukuk Fakültesi’nin temelini oluşturuyordu. Bu okullarda Batıyı ve Batı hukukunu çok iyi bilen savcı, hakim ve avukatlar yetiştiriliyordu.

Meşrutiyet dönemi osmanlı hukuku

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Tarih Kartları – 2