Milliyetçilik

31 Ocak 2014 tarihinde tarafından eklendi.

TÜRK İNKILÂBI’NIN TEMEL İLKELERİ (ATATÜRK İLKELERİ)

Milliyetçilik

Millet; en gelişmiş toplum düzeni olarak, insanlık ailesi içerisinde, tarihî aşamalardan geçerek oluşmuş gerçek bir düzeni ifade eder. Bu anlamda, milletin çeşitli tanımları yapılmaktadır. Millet; her şeyden önce, ortak bağları olan, herhangi bir esas etrafında toplanmış insan topluluğudur.

Etrafında toplanılan bu esas, insan topluluklarının özelliklerine göre, değişiklik arz edebilir. Örneğin, bu Fransa’da kültür, Almanya’da ırk, Araplarda dil, ABD’de tabiiyet mefhumlarından ibaret olabilir.

İnsan topluluklarının millet olabilmesi için, bu bağlardan en az birisinin etrafında toplanması gerekir. Bu anlamda klasik tanımıyla millet; aralarında tarih, dil, soy, kültür, din ve ülkü birliği olan insan topluluğudur.

Atatürk ise, milletin tanımını; dil, kültür ve mefkure birliği ile birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir siyasî ve içtimaî heyet olarak yapmaktadır. O, Türk Milleti’ni tarif ederken ise, yaptığı millet tanımını biraz daha genişletmektedir. O’na göre Türk Milleti: Siyasî varlıkta, dil, yurt, ırk ve menşeide birlik olan, tarihî ve ahlâkî yakınlığı bulunan, zengin bir hatıra ve mirasa sahip, beraber yaşamak arzusunda samimi ve sahip olunan mirasın korunmasında müşterek iradeye sahip Türk insanlarının vücûda getirdiği bir cemiyettir.

Zaman içerisindeki gelişmelere bağlı olarak, insan toplulukları arasında yukarıda söz edilen bağlardan birden fazlası veya hepsiyle birden bağlı topluluklar da ortaya çıkmıştır. Bu şekilde meydana gelen oluşuma ise milliyet adı verilir. Milliyet, kısaca, bir millete mensup olmak veya bir millete bağlı olmak demektir.

Milliyetçilik ise; millet gerçeğinden hareket eden bir fikir akımı ve çağımızın en geçerli sosyal politika prensiplerinden birisi olarak, bir millete , mensup kişilerin mensup olduğu millete karşı duymuş olduğu bağlılık duygusu ya da millet duygusunun esasını teşkil eden bir mefhumdur. Dolayısıyla, milliyetçilik, millet ile milleti oluşturan unsurlara veya değerlere olan bağlılığı da ifade eder. Buradaki bağlılık duygusu sadece geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe de yöneliktir.

Milliyetçiliğin tarihçesine baktığımızda, bu akımın ortaya çıkmasına sebep olan gelişmelerin, Batı Avrupa’nın toplumsal ve siyasî hayatında saklı olduğunu görürüz. Özelikle Avrupa’da Feodal sistemin yıkılmasından sonra kurulan millî devletler, milliyetçilik fikrinin oluşmasında büyük etki yapmışlardır. Ancak, bu fikrin bugün anladığımız manada ortaya çıkıp, yayılması 1789 Fransız ihtilalinden sonradır.

Milliyetçilik, millet duygusu olarak bir millete mensup kişilerin, tarihlerindeki başarı ve felaketli günlerine saygıyı gerektirir. Milliyetçilikte ortak geçmişe ve geleceğe saygı ve bağlılık vardır. Ayrıca milliyetçilik, aynı millete mensup olan insanların millî bir devlet kurmalarını ve milleti ve devleti güçlü kılmayı öngörür.

Milliyetçilik, her şeyden önce milletin ortak amaçlarına hitap eden bir anlayışı temsil eder. Millî devletin kurulup gelişmesini sağlamak da temel fonksiyonlarından birisidir. Ayrıca bu akım, milletlerin bağımsızlığını öngörmenin yanında, iç ve dış politikalarına yön vererek; millî politika, millî menfaatler, eşitlik ve millî ekonomi gibi kavramların ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağlar.

Türk Milliyetçiliği, Türk İnkılâbı’nın bir temel prensibi olduğu kadar, Türk Milleti’nin kaderini tayin eden bir temel ilke, bir yüce ülkü, milleti huzur ve refaha yönelten en güçlü bir bağdır. Türk Milliyetçilik, aynı zamanda kişiyi Türk Milleti’ne bağlayan manevî bir köprüdür.

Türk Milliyetçiliği’nin kendisine has bazı özellikleri de mevcuttur. Örneğin, Türk Milliyetçiliği’nin esasını millî karakter oluşturur, dinci ve sosyalist değildir. Ayrıca, Türk Milliyetçiliği bir inanç, bir duygudur. O inanç ve duygunun içinde vatanın bölünmez bütünlüğü esası vardır.

Atatürk milliyetçiği de, bu değerler üzerine oturmaktadır. Ayrıca, Atatürk’ün milliyetçilik anlayışında millet esastır. Atatürk milliyetçiliğinde özellikle Türk Milleti’nin geçmişine olan sevgi ile birlik ve beraberliğine yer ve değer verilmektedir.

Atatürk’ün; “Bize milliyetçi derler, fakat biz öyle bir milliyetçiyiz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Bizim milliyetçiliğimiz bencil ve mağrurane milliyetçilik değildir.” sözleriyle de ifade ettiği    gibi,    Atatürk    milliyetçiliği,    herhangi    bir    millet    düşmanlığına dayanmamaktadır. Yurtta ve dünyada barışı öngörür. Bu sebeple, her türlü emperyalizme ve sömürgeciliğe karşıdır. Bağımsızlığı savunur, özde ve amaçta insan ve millet onuruna dayanır ve millî bağımsızlık hareketlerine yol gösterir. Bu anlamda, başka devletlerin bağımsızlığına saygılıdır ve yayılmacı değildir.

Atatürk milliyetçiliği hürriyete ve insan şahsiyetine değer verir ve eşitlik fikrine dayanır. Bölücülüğü ve ayırıcılığı reddederek, toplayıcı, birleştirici ve bütünleştirici bir nitelik taşır. Ayrıca, milliyetçiliği reddeden akımlar ile sınıf kavgasına karşı ve laik, insancı, barışçı olmak gibi özeliklere sahiptir.

Atatürk milliyetçiliği ilericidir. Çağın gerçeklerine uygun olarak, akıl ve bilimin doğrularına dayanır. Bu çerçevede, Türk Milleti’nin dünya medeniyetine bilimsel açıdan hizmetini öngörür.

Bütün bunların yanında Atatürk milliyetçiliği; pratik olarak, akılcı, yapıcı, yaratıcı ve idealist bir yapı içerisinde, insan hak ve hürriyetlerine dayalı bir biçimde, kültürel değerlere kıymet veren bir sistem olarak, Türk Milleti’ni sevmeyi ve onun menfaatleri için çalışmayı öngörür.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Çağdaş Dünya Tarihi Soru Cevap