Mustafa Çelebi Vakası

9 Nisan 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Mustafa Çelebi Vakası

Yıldırım Bayezid’in oğlu olup, Hamid ili ve Teke ili sancaklarının askerleri ile Ankara savaşında merkezde savaşan Mustafa Çelebi, muharebeden sonra, babası tarafından arattırılmış ise de, ölü veya diri bulunamamıştı. Timur tarafından Semerkand’a götürülen Mustafa Çelebi, onun ölümü üzerine serbest bırakılmıştı. Semerkand’dan Anadolu’ya dönen Mustafa Çelebi, bir müddet, Karamanoğlu’na ait Niğde’de kaldıktan sonra, İsfendiyar Bey ile anlaşarak Kastamonu’ya gitti. İsfendiyar Bey’in yardımı ile Eflak beyi Mircae ile anlaşan Çelebi, Eflak’a geçti. Ancak, kendisinin küçük yaşta öldüğüne dair, Çelebi Sultan Mehmed tarafından çıkarılan şayia üzerine, buralarda barınamayarak, Bizans imparatoru Manuel’e iltica ile ondan yardım talebinde bulunmuştu. Bu arada Niğbolu muhafızı İzmiroğlu Cüneyd Bey’den de askerî yardım alan Mustafa Çelebi, Trakya’ya geçerek, Teselya ve Selanik taraflarına gitti. Bu şehirler ve civarında saltanat iddiası ile faaliyete başlayan Mustafa, Sultan Mehmed’in süratle yetişmesi ile vukubulan muharebede mağlup oldu. Mustafa Çelebi, gece karanlığından istifade ile, yanında bulunan Cüneyd Bey ile birlikte Selanik kalesine sığınabildi. Selanik, bu tarihlerde Bizanslıların elinde bulunuyordu. Çelebi Mehmed, ertesi sabah, kale kumandanı Demetrios Laskaris’ten mültecilerin verilmesini istedi. Selanik valisi, imparatorun izni olmadan mültecileri teslim etmeyeceğini bildirerek özür diledi. Öte yandan imparator Manuel, padişah hayatta olduğu sürece bunları salıvermeyeceğine dair yemin ile taahhütte bulunması üzerine, padişah Selanik kuşatmasını kaldırdı. Bizans imparatoru Manuel yaptığı anlaşma ile, yıllık 300.000 akçe karşılığında Çelebi Mustafa ile Cüneyd Bey’i bırakmayı kararlaştırmıştır. İmparator, anlaşmadan sonra, bu iki mülteciyi İstanbul’a getirdi ve Cüneyd Bey’i, Pammakaristos manastırına hapsetti. Mustafa Çelebi’yi ise, Limni adasına göndererek muhafaza alana aldırdı (1420).

Osmanlı tarihinde “Düzme Mustafa” veya “Düzmece Mustafa” olarak şöhret bulan hadise budur. Ancak, bu hadise, Osmanlı tarihinde biraz kapalı geçmiştir. Batılı kaynaklar ise, hadise hakkında değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. Romanyalı tarihçi lorga, biri gerçek, biri sahte iki şehzade Mustafa olduğundan bahseder. Bu hadise Sultan II. Murad’ın saltanatının ilk yıllarında da devam edecek ve tafsilaü orada zikredilecektir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarih Kodlamaları