Osmanlı Ekonomisinde Üretim

10 Şubat 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Üretim

a) Tarım

Osmanlı ekonomisinin temeli tarıma dayanıyordu. Bunun için toprağın çok iyi işlenmesi, boş bırakılmaması ve iyi bir vergilendirme sisteminin olması gerekiyordu.
Köylüye devlet tarafından verilen topraklar köylü tarafından ekip biçilerek hem üretime katkıda bulunur hem de kendi geçimini sağlardı.
Toprak sahibi köylü öldüğünde toprakları çocuklarına geçerdi. Köylü toprağı vakfedemez ve satamazdı.

Köylünün Devlete Karşı Sorumlulukları

Toprağı sebepsiz olarak üç yıl üst üste boş bırakmamak,
Toprağı sebepsiz yere terk etmemek,
Elde ettiği ürünün vergisini sipahiye vermek.

Tımar Sahibinin Yükümlülükleri

Köylünün can ve mal güvenliğini korumak,
Hayat düzeninin sürdürmesini sağlamak,
Üretim araçlarıyla ilgili ihtiyaçların karşılanmasında yardımcı olmak.

NOT :
Osmanlı Devleti Tımar Sistemi ile bir taraftan halkın huzur ve güvenini sağlarken, tımarlı sipahiden asker yetiştirmesini, köylüden de üretim yapmasını amaçlamakta idi.

b) Hayvancılık

Tarımın yanı sıra Osmanlı ülkesinde hayvancılık da önemli ölçüde gelişme göstermiştir.
Özellikle ulaşım ve taşımacılıkta hayvanlardan yararlanılmıştır.
Hayvanların et, süt, yün ve kıllarından yararlanılmıştır.
Osmanlı ülkesinde hayvancılıkla daha çok Konargöçer yaşayan insanlar uğraşıyordu. Bunlar daha çok küçükbaş hayvancılıkla uğraşıyordu.

Devlet küçükbaş hayvan vergisi olarak Adet-i Ağnam’ı almıştır.

Hayvancılık aynı zamanda Osmanlı sanayisinin hammaddesini oluşturuyordu. Özellikle Bursa ipek merkezi, Selanik çuha, Bulgaristan aba, Ankara ise tiftik merkezi olmuştur.
Hayvancılık’ın yanında balıkçılık ve arıcılıkta gelişme göstermiştir.

c) Ticaret

1) İç Ticaret

Osmanlı Devleti’nin toprakları ticaret yollarının kesişme noktasında bulunmakta idi. Bu nedenle Osmanlı Devleti ticaretin gelişmesine önem verdi.

Devlet küçük baş hayvan vergisi olarak Adet-i Ağnam’ı almıştır.

NOT :

Osmanlı Devleti Tımar Sistemi ile bir taraftan halkın huzur ve güvenini sağlarken, tımarlı sipahiden asker yetiştirmesini, köylüden de üretim yapmasını amaçlamakta idi.

Ocaklık sahibi olan kumandanlar aldıkları toprağı çocuklarına miras bırakabiliyordu.

Vergiler düşük tutularak ticaretin teşvik edilmesi yanı sıra yabancı tüccarlarında ticaretine izin verildi.
Ticaret yolları üzerinde alınan tedbirlerle hem yolların güvenliği, hemde ulaşımın hızlanması sağlandı.
Tüccarlar mallarını bedesten, çarşı ve kapan hanlarında satışa sunma imkânı bulurlardı.
Osmanlı’da ilk bedesten Orhan Bey Dönemi’nde ikincisi ise İpek Hanı adıyla Çelebi Mehmet Dönemi’nde yine Bursa’da yapıldı.

NOT :

Kapan Hanı: Her biri tek cins ticaret maddesinin toptan satışı ya da dağıtımının yapıldığı kapalı pazar yerleridir. Örneğin, satılan mal tuz ise tuz kapanı un ise un kapanı gibi.

Osmanlı Devleti’nde kapalı pazar yerlerinin dışında, yılın, ayın, haftanın belli günlerinde alıcı ve satıcının karşı karşıya kaldığı açık pazarlar da vardı. Geniş alanı kaplayan bu pazarlar daha çok satılan malın cinsiyle isimlendirildi. Balık pazarı, at pazarı, saman pazarı gibi.
Çarşı ve pazar yerleri; satılan malların kalitesini ve fiyatını kontrol eden Emin’ler ve Muhtesip’lerin denetimindeydi.

2) Dış Ticaret

Osmanlı Devleti’nin yaptığı fetih hareketleri ile sınırları her geçen gün genişlemekte idi.
Fethedilen topraklarda güvenliğin sağlanması ve ticaret açısından önemli olan liman kentlerini ele geçirmesi devletin dış ticaretinin gelişmesini sağladı.
 İran, ipek kervanlarının Trabzon yolu yerine Bursa yolunu tercihleri dış ticaret açısından önemli idi.
Antalya ve Alanya’nın bu dönemde alınması Hint ve Arap mallarının Bursa’ya ulaşmasında kolaylık sağladı.
Ticarete önem veren Osmanlı Devleti bir taraftan yolların güvenliğini sağlarken diğer taraftan yaptırdığı kervansaraylarla da tüccarların konaklama işlemlerine yardımcı olmuştur.

NOT :

Osmanlı Devleti’nde hem ürettiği malı satan hem de ticarete aracılık eden esnaflar Ahiliğin birer kolu olan LONCA teflkilatına bağlıydılar. Değişik meslek grupları (duvarcı, demirci, marangoz vb) farklı loncalara kayıtlıdır. Lonca teflkilatının yönetim kurulu başkanına Şeyh, usta olma hakkını elde eden bir kişinin dükkan açma hakkına ise Gedik denirdi.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Osmanlılar Döneminde Çıkarılan Gazeteler