Osmanlı-Venedik Savaşları ve Selanik’in Zabtı

12 Nisan 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Osmanlı-Venedik Savaşları ve Selanik’in Zabtı

Sultan Murad, amcası Mustafa Çelebi ile mücadelesini sürdürdüğü sırada, Osmanlı kuvvetleri ile bir yandan Selanik’i muhasara ederken, Turahan Bey de, Hexamilion’u (Kerme) zaptederek Mora topraklarına girmişti. Mustafa Çelebi’nin bertaraf edilmesinden sonra, Sultan II. Murad, Selanik üzerindeki tazyikini artırmış idi. Bizans’ın oldukça müşkül bir vaziyette kaldığını gören, Venedikliler, Mora ile Selanik’in kendilerine bırakılmasını istediler. Yapılan müzakereler sonucu anlaşma sağlanınca Mora yarımadası ile Selanik, Venediklilere devredildi (1423).

1387-1389 ve 1391-1402 yılları arasında Osmanlı hakimiyetine girmiş olan Selanik’in Bizanslılarca Venediklilere devredilmesini Osmanlılar kendi topraklarına bir tecavüz saydılar. Bu yüzden Edirne’ye gelmiş olan Venedik elçisini hapse attılar. Buradaki Venedik hakimiyetini asla kabul etmeyen II. Murad, Venedik elçisi Giorgio’yu hapse atmadan önce, “Selanik dedem Bayezid’in hükümranlığı altında bulunmuş olduğundan dolayı burasını mevrus ülkem addederim. Bu memleket Bizans elinde kalsa idi bunu kabul edebilirdim; fakat Latinlerin, Venediklilerin idare etmesine asla müsade edemem. Kendiliklerinden çekilip gitmedikleri takdirde bizzat gelerek onları çıkartırım!” demişti.

Venedik hükümeti, Selanik’teki hakimiyetlerini kabul ettirmek için, bir yandan 1500-2000 duka altın tutarında harç ödemeyi taahhüt ederken, diğer yandan da Pietro Loredano kumandasındaki donanmalarını Gelibolu’ya göndererek baskı yapmak istiyorlardı. Aynı zamanda Cüneyd Bey, Macar kralı ve Eflak beyi ile umumi bir taarruz için ittifak kuran Venedik, Bizans üzerinde de nüfuzunu iyice artırmış idi. Ancak yukarıda anlatıldığı gibi, Osmanlılar Bizans ile sulh imzalayarak buna mani oldular.

Sultan Murad, Batı Anadolu beyliklerini ilhak ile meşgul bulunduğu bir sırada, Venedikliler, Sultan Bayezid’in oğlu olarak ortaya attıkları Düzme Mustafa’yı saltanat müjdecisi olarak Selanik’te meydana çıkardılar. Venedik donanması ile işbirliği yapan Düzme Mustafa, Kassandra ve Kavala’nm Venediklilerin eline geçmesine vesile oldu. Balaban Bey’le oğlu İshak ve Burak Beyler esir düştüler. Bu hadise üzerine, Sultan II. Murad, Balat ve Ayasluk’tan gönderdiği gemilerle Venediklilere ait Ağriboz, Modon ve Koron topraklarına şiddetli akınlar yaptırdı. Selanik’ten çıkan Düzme Mustafa’ya karşı Pazarlı ve Sarıca Beyler mücadelede bulundular, ancak savaş Arnavutluk’a yayıldı ve Venedik’e ait olan Draç, Osmanlı kuvvetleri tarafından kuşatıldı.

Öte yandan Sırp kralı Stefan Lazareviç İşkodra, Drivasto ve Dulcigno şehir ve limanlarını zabtetmiş olan Venedik ile savaşını sürdürürken, Osmanlı akınlarından da geniş destek görüyordu. Bu yardımlar Stefan Lazareviç’ki Venediklilerle yaptığı anlaşma tarihine kadar sürdü.

Osmanlı devletinin, Tuna kesiminde Eflak, Macar ve Sırplarla meşgul bulunduğu 1426-1428 yılları arasında Venedik hükümeti yeni sulh teklifleri ile Edirne’ye elçiler göndererek, Selanik için yıllık 350.000 akçe vergi ödemeyi taahhüt etmeye başlamıştı. Oysa bu tarihte Osmanlı donanması epeyce gelişme göstererek, Venedik’i endişeye sevkedecek dereceye gelmişti. Ege’de ele geçirilen iki Venedik gemisi Gelibolu limanma bağlamıştı. Ağriboz adasına ise, şiddetli Osmanlı akınları devam etmekte idi.

Venedik, daha büyük gemiler inşasına girişirken, Macar kralını da, Türklerle yaptığı anlaşmadan dolayı papa nezdinde cezalandırmaya çalışıyordu. Türk devleti karşısında yapayalnız kalan Venedik, ümitlerini, bu sırada doğudan batıya doğru hareket ettiği görülen Şahruh’a bağlamakta idi. Aym zamanda Osmanlılara karşı Karamanoğlu ve Kıbrıs ile de ittifaka giren Venedik, 1429 yıllarına doğru savaşı şiddetlendirdi. Bu yılın Ağustos’unda Gelibolu limanma saldırdı. Limanı kapayan maniayı kıran Venedik amirali gayesine ulaşamadan, liman önünde beş gemi bırakarak çekilmek zorunda kaldı.

Sultan II. Murad, bu tarihlerde Venedik’e karşı Selanik kuşatmasında kat’i bir harekete girişmeden doğudaki gelişmeleri beklemeye başladı. 1429’da büyük bir odu ile batıya yürüyen Şahruh, Selmas’da Karakoyunlu kuvvetlerini perişan ettikten (18 Eylül 1429) sonra, ilerlemesini durdurarak, yeniden Herat’a döndü. Şahruh’un bu şekilde geri dönmesi, Osmanlı ve Memluk sultanlığında sevinçle karşılanırken, Venedikliler hayal kırıklığına uğradılar.

Venediklilerin bir silah olarak kullanmak istedikleri Şahruh tehlikesi böylece bertaraf olunca Sultan Murad Selanik’in kesin olarak fethi için hazırlıklara başladı. Kış boyu süren hazırlıklar tamamlandıktan sonra 1430 yılı Şubat’ında bütün ordusu ile Selanik üzerine yürüdü. Anadolu kuvvetleri de, beylerbeyi Hamza Bey kumandasında sefere katılmış idi. Osmanlılar Venedik donanması yetişmeden, fethi tamamlamak istediler ve bunun için bazı tedbirler aldılar. Şubat ortalarına doğru Selanik önlerinde görülen Osmanlı ordusu, hemen muhasaraya başladı. Savunmaya hazırlanan Venedikliler, kalenin çeşitli yerlerinde tertibat aldılar. Bu sırada 26 Şubat günü, şehirde büyük bir zelzele vukubuldu. Halk heyecana kapıldı. Hamza Bey hücumdan önce şehre girerek Rumları ikna etmek için bazı fedailer gönderdiyse de Venediklilerin bunun farkına vararak mukabil tedbirler alması üzerine sonuç alamadı. Venedikliler her Rumun yanma bir Venedikli vermek suretiyle buna mani oldular. Yine bundan dolayı, Hamza Bey’in, okların ucuna mektuplar sardırarak kaleye attırması da sonuçsuz kaldı. 1 Mart 1430’da Osmanlı ordusunun umumi hücuma geçeceği şayiası dolaşması üzerine halk kiliselere koşmaya başlamıştı.

Aynı gün, Osmanlıların limana giren üç Venedik kadırgasını yakmalarından endişelenen Venedikliler, 1500 kişilik bir muhafız kuvvetini istihkamlardan çekerek limana gönderdikten bir gün sonra, umumi hücum başladı. Nihayet yağmaya müsade edilmesi üzerine gazilerin şevki arttı. Surlara ilk tırmananlar püskürtüldü ise de daha sonraki saldırılarda, Şamara adlı kuleyi ele geçirdiler. Bunun üzerine müdâfiler mevkilerini terketmeye başladılar. Rumların bu bozgunu, Venediklilerin maneviyatını kırdı. Venedik askerleri kadırgalarına çekildiler. Türk ordusu kerhen aldığı şehri yağmalamaya başladı. 7500’den fazla esir alındı. Böylece Selanik yeniden Türk idaresine girmiş oldu (29 Mart 1430).

Sultan Murad Vardar Yenicesi ile sair şehirlerden getirttiği Türk ailelerini şehre yerleştirdi. Aya Dimitri kilisesi dışında bütün kiliseleri camiye çevirdi.

Selanik fethinin gerçekleştirildiği sırada Epir sahillerinde bulunan Venedik amirali Silvestre Morosini, Çanakkale boğazını geçerek, Emir Süleyman Burgazı adlı hisarı kuşattı ve Osmanlılara ağır zayiat verdirdi. Morosini aynı zamanda, sulh teklifleri de getirmişti. Hamza Bey, 4 Eylül 1430’da Lapseki’de Silvestre Morosini’nin getirdiği sulh teklifini imzaladı. Anlaşmaya göre, Venedikliler, Selanik ve çevresinde Osmanlı hakimiyetini tanıyor, Osmanlılar da 236 duka haraç karşılığında Arnavutluk’ta bulunan bazı şehirler ile Laponto’yu Venediklilere terkediyor ve Venedik gemilerinin boğazlardan geçişine izin veriyordu.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Osmanlılar Döneminde Çıkarılan Gazeteler