Sakarya Savaşı ve Sonuçları

23 Ocak 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Sakarya Savaşı ve Sonuçları

Savaşın Hazırlıkları

Mustafa Kemal Paşa, ordunun Sakarya’nın doğusuna çekilmesi kararını verdiği zaman, bunun bir takım sakıncaları olacağını tahmin etmiş, fakat başarıya ulaşmak için askerliğin gereklerini uygulamayı faydalı görmüştü. Nitekim sorumlu arayan bir takım meclis üyelerinin tutumu Mustafa Kemal’in endişelerini haklı çıkarmıştı. Bu tartışmalar esnasında Mustafa Kemal’in Başkomutanlığa getirilmesi gündeme geldi. Mevcut kötü durumdan Mustafa Kemal sorumlu tutulmaya çalışılıyordu, “ordu nereye gidiyor, millet nereye götürülüyor? bu gidişin elbette bir sorumlusu vardır, o nerededir? onu göremiyoruz. Bu günkü acıklı halin, feci durumun hakiki sorumlusunu ordunun başında görmek isterdik” diyerek üstü kapalı olarak ithamda bulundular. Bundan sonra mecliste Mersin mebusu Selahattin Bey O’nun başkomutan olmasını istedi. Bu teklife katılanlar çoğaldı. Söz konusu teklife karşı olanlar da vardı. Nihayet Mustafa Kemal Paşa ordunun maddi ve manevi gücünü arttırmak ve en yüksek seviyeye ulaştırmak için üç ay müddetle meclisin sahip olduğu yetkinin kendisine verilmesi şartıyla başkomutanlığı üzerine almayı kabul etti. Bazı üyelerin itirazlarına rağmen Mustafa Kemal Paşa 5 Ağustos 1921 tarihinde çıkarılan bir kanunla Başkomutanlık görevine getirildi. Bundan sonra Meclise teşekkür ederek, “Milletimizi esir etmeye çalışan düşmanları mutlaka mağlup edeceğimiz hakkındaki inancının sarsılmadığını” ve bunu mecilse, millete ve bütün dünyaya ilan ettiğini söyledi.

Mustafa Kemal Paşa Başkomutanlığı fiili olarak üzerine aldıktan sonra ordunun insan, taşıt, araç ve gereç bakımından eksikliklerinin tamamlanması, yiyecek ve giyeceğinin sağlanması için tedbirler almaya başladı.Bu maksatla 7-8 Ağustos 1921’de “Tekalif-i Milliye” emri adı altında 10 emir çıkardı.

Bu emirler şunlardı:

* Her kazada bir Tekalif-i Milliye Komisyonu kurulacak, bu komisyonlar toplanan malzemenin orduya ulaştırılmasını sağlayacak.

* Her aile birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık verecek.

* Bu komisyonlar başkomutanın emriyle halkın ve tüccarın elinde bulunan, askerin ihtiyaçlarına yarayacak malların % 40’ına bedeli sonradan ödenmek üzere el koyacak.

* Yine bu komisyonlar aynı amaçla ve aynı şartlarla halkın ve tüccarın elinde bulunan yiyecek maddelerinin de % 40’ına el koyacaklar.

* Taşıt sahipleri ayda bir defa olmak üzere 100 km’lik mesafeye ücretsiz askerî nakliyat yapacak.

* Ülkenin bütün sahipsiz mallarına el konacak.

* Halk elindeki silah ve cephaneyi üç gün içinde bu komisyonlara teslim edecek.

* Savaş araç-gereci yapabilecek sanat erbabı ve imalathanelerinin sayıları ve kapasiteleri belirlenecek.

* Halkın elinde bulunan araba ve hayvanların % 20’sine el konacaktı.

Bu emirlerin uygulanmasında bir suistimale meydan vermemek için, Ankara, Samsun, Kastamonu, Konya ve Eskişehir’de İstiklal Mahkemeleri kuruldu.
Türk Milleti, seve seve bu şartları yerine getirerek vatanı için üzerine düşen görevi en iyi şekilde yaptı. Tekalif-i Milliye emirlerinin zamanında ve eksiksiz uygulanması ile ordunun ihtiyaçları büyük ölçüde karşılandı. Bununla birlikte Yunan kuvvetleri ile Türk kuvvetleri arasındaki dengesizliği ortadan kaldırmak mümkün olmamıştı. Çünkü Yunanlılar dünyanın büyük bir kısmını sömüren İngilizler tarafından desteklenirken, Türkler uzun harp yıllarının yıpratıp, bütün kaynaklarını tükettiği fakir Anadolu’ya dayanıyordu. Bu sebeple Türk idari heyeti Ankara’nın düşmesi halinde mücadeleye Kayseri’den devam edeceğini ve ne pahasına olursa olsun düşmanı yurttan atmayı düşünüyordu.

Yunanlılar karşısında alınan bu tedbirlerin yanında Doğu ve Güney Cephesindeki birliklerin tamamına yakını da Batı Cephesine doğru yola çıkarıldı.

2. Savaşın Başlaması ve Sonuçları

Yunanlılar Kütahya-Eskişehir savaşlarında elde ettikleri başarıları abartarak, dünyaya ilan etmekle birlikte, Türk ordusunu tamamen zararsız hale getiremediklerine inanıyorlardı. Bundan dolayı emellerine ulaşmak için bir meydan muharebesiyle Türk ordusunu yok etmeyi düşündüler.

Bizzat cepheye kadar gelen Yunan kralı Konstantin’de 15 Ağustos’ta ordularına “Ankara’ya”! emrini vermişti. Bu emri alan Yunan kuvvetleri tıpkı Kütahya-Eskişehir savaşlarında olduğu gibi taarruza geçti. 23 Ağustos 1921 sabahı bütün gücüyle Türk ordusunun sol kanadına yüklenen Yunan kuvvetleri bir çevirme taktiği denemek istiyorlardı. Bu saldırıyla onlar bazı stratejik mevkileri ele, geçirdiler.

Gelişmeler karşısında cephe komutanı, Genel Kurmay Başkanlığına ordunun geri çekilmesini ve yeni bir savunma hattı kurulmasını teklif etti. Fakat Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), İsmet Paşa’nın bu teklifini kabul etmeyerek, grupların bulundukları yerleri adım adım savunmalarının başarılı olacağını bildirdi. Bu sırada 100 km’lik savunma hattında yer yer parçalanmalar meydana geldi. Türk ordusunun sol kanadı Ankara’nın 50 km. güneyine çekildi ve muharip birliklerin yönü batıda iken güneye döndü. Bu şartlar altında Başkomutan Mustafa Kemal Paşa “Hatt-ı müdafaa yoktur sath-ı müdafaa vardır. O satıhta bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz.” emrini verdi. Bu emir gereğince kırılan ilk savunma hattının gerisinde yeniden savunma hatları kuruluyordu. Bu arada Yunan taarruzu da bütün şiddetiyle devam ediyordu. 30 Ağustos günü savunma bakımından önemli olan Çal Dağı da düşmüştü. Buna rağmen Türk birlikleri inancından ve cesaretinden hiçbir şey kaybetmeden muharebeye sabırla ve disiplin içinde devam ediyordu.

Devamlı taarruz halinde olmalarına rağmen bu inatçı savunma karşısında geçen zaman içinde bir sonuç alamayan Yunan kuvvetlerinde yorgunluk belirtileri ortaya çıkmıştı. 5 Eylül’den itibaren Yunan saldırısının iyice gevşediğinin anlaşılması üzerine Mustafa Kemal, Türk sağ kanadından hareketle taarruza geçti. 10 Eylül’de Duâtepe’ye doğru Türk taarruzunun gelişmesi üzerine Yunan kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. Nihayet bu zamanlaması ve taktiği fevkalâde isabetli taarruz sonunda düşman kuvvetleri 13 Eylül itibariyle Sakarya’nın doğusundan tamamen atıldı.

Bu zaferle “1683 tarihinde başlamış olan hayasız bir akının son kanlı ve korkunç dalgası, Sakarya’nın bu kesiminde kırılmıştı”.

Sakarya muharebelerinin zaferle sonuçlanması ile B.M.M. Hükümeti’nin içerideki ve dışarıdaki durumu oldukça kuvvetlenip, prestiji arttı.

Bu büyük zaferle elde edilen sonuçları şunlardır:

*  23 Ağustos-13 Eylül tarihleri arasında geceli gündüzlü tam 22 gün devam eden muharebeler sonunda Yunan ordusunun 1/3’ü yok edilerek taarruz kabiliyeti tamamen kırıldı.

*  B.M.M.’ince, 19 Eylül 1921’de Mustafa Kemal Paşa’ya Gazilik ünvanı ile Müşirlik (Mareşallik) rütbesi verildi.

*  Zafer Türk Tarihi bakımından yorumlandığında, batılılar karşısında 18. Yüzyılın başlarından itibaren başlayan geri çekilme sürecimiz ilk defa bu zaferle durdurulmuş ve durum tersine çevrilmiştir.

*  Bu büyük başarı, Türkiye’de ve dünyada gelişmeleri yakından takip eden, aynı zamanda mücadelemize maddi-manevi katkılarda bulunan bütün dost ülkelerde büyük memnuniyet uyandırdı.

*  Ayrıca bu zaferin B.M.M. Hükümeti için siyasi alanda da önemli sonuçları olmuştur.

Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:

*  Sovyetlerle 13 Ekim 1921’de Kars Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla bir bakıma yeniden Sovyetler Birliği’nin hakimiyeti altına giren Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’la Türkiye arasındaki sınırlar kesin şeklini aldı.

*  Fransa, Türkiye üzerindeki emellerinden vazgeçip, Ankara hükümetiyle, 20 Ekim 1921’de Ankara İtilafnamesi’ni imzaladı. Bu anlaşmayla (Hatay hariç), Suriye ile bugün halen geçerli olan sınırlarımız belirlendi. Bu suretle Türk Milleti’nin Misak-ı Milli politikası batılı devletlerden biri tarafından kabul edilmiş oluyordu.

*  Ayrıca İngilizler’le de 23 Ekim 1921’de anlaşmaya varılarak Malta’daki Türkler’le Anadolu’da tutuklu bulunan İngilizler’in değiştirilmesi kararlaştırıldı. Diğer taraftan İngiliz Hükümeti’yle barış zemini aramaya yönelik çabalar da başlatıldı.

Ankara Hükümeti böylece, yalnız Yunanlılar’a üstünlük sağlamakla kalmamış, Türk Milleti’nin haklı davasını bütün dünyaya anlatmak ve kabul ettirme istikametinde büyük mesafe katetmiştir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarih Sınavda Çıkacak Konular