Sırpsındığı (Çirmen) Savaşı

29 Mart 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Sırpsındığı (Çirmen) Savaşı

Murad Hüdavendigâr, Bursa’da devletin dahilî işlerinin tanzimi ile meşgul bulunduğu sırada, Sırplarla Bulgarlar, Edirne’nin geri alınması için faaliyete giriştiler ve Avrupa’da Osmanlılar aleyhine bir cephe ve askerî bir ittifak kurulmasına gayret gösterdiler. Filibe şehrinin Türklerin eline geçmesi ile Sırbistan’a giden şehir tekfuru, Sırp kralı V. Uraş’a başvurarak, Türk kuvvetlerinin azlığından bahisle, onu savaşa tahrik etti ve bu duruma göz yumulacak olursa, işin çok kötüye varacağını haber verdi. Yine tam bu sırada papa V. Urban, bütün hristiyan devletlerine hitaben bir bildiri yayımlayarak Avrupa hristiyanlarmı Türkler üzerine bir haçlı seferine davet eyledi. Macaristan kralı Layoş başta olmak üzere, Bulgar, Sırp, Ulah (Eflak) ve Bosna devletleri arasında Türkler aleyhine bir ittifak teşkil olundu. Macar kiralı Layoş, bu savaşta muvaffak olursa, öteden beri arzu ettiği üzere Bulgarları nüfuzu altına alacak, Papa’nın Katolik mezhebini burada yayıp, Balkan yarımadasına sahip olacak idi. Dolayısıyla, Papa’nın teklifini, arzusuna esas olacağı için cân u gönülden kabul ile muharebeye bizzat katıldı.

Yukarı Makedonya’da Sırplar ile birleşmiş olan müttefikler, vakit    geçirmeden    Edirne    üzerine    yürüdüler.    Murad Hüdavendigâr, o sırada Bursa’da bulunuyordu. Edirne ise, beylerbeyi olarak Lala Şahin Paşa’nın idaresinde idi. Lala Şahin Paşa, bu tehlikeli durumda, Sultan Murad’dan acele yardım istedi. Diğer taraftan da emri altındaki bir kısım kuvvetleri Hacı İlbeyi kumandasında ileri harekata memur etti. Müttefik kuvvetleri Meriç nehrini geçtikleri sırada, Hacı İlbeyi henüz hareket etmemişti.

Müttefik hristiyan ordusunun Edirne üzerine gelmekte olduğunu haber alan Sultan Murad, ordusunu süratle toplayarak Rumeli’ye hareket etti. Yolu üzerinde bulunan Biga kalesi, o tarihlere Katalanların elinde olup, henüz fethedilmemişti. Rumeli’den dönüşte yolunun deniz kuvvetlerince kesilmemesi için Biga kalesini kara tarafından muhasara etti ve Aydıncık ve Gelibolu’dan getirdiği deniz kuvvetleri ile kuşatmayı liman kesiminden de destekledi.

Sultan Murad, bu kuşatma ile meşgul bulunduğu sıralarda, Hacı İlbeyi’nin öncü birlikleri ile müttefik ordu arasında Sırpsındığı savaşı vukubuldu. Hacı İlbeyi önce, Edirne’ye iki konak mesafede ve Meriç nehrinin sol yakasında bulunan düşmanın durumunu tahkik etti. Yirmibin (bazı kaynaklarda ellibin) civarında olan hristiyan müttefik odusunun intizamdan yoksun, içki ve sefahat içinde kendilerinden geçmiş ve zaferden emin bir halde gafil bulunduklarını görünce, vaziyeti gazilerin kumandanları ile müşavere etti. Sonunda bir gece baskını yapmayı kararlaştırdılar. Onbin gazi, üç koldan hristiyan askerlerin üzerine hücuma geçti. Davul ve kös seslerini Allah Allah nidaları takip edince, sarhoş askerler neye uğradıklarını bilemediler. Dehşete kapılan düşman ordusu feci bir bozguna uğradı. Büyük bir kısmı firar ederken Meriç nehrinde boğuldu. Kalanların çoğu kılıçtan geçirildi. Canını binbir zorlukla kurtarabilen Macar kralı ülkesine doğru firar eyledi (1364).

Meriç nehri önünde vukua gelen bu savaş, Osmanlı tarihlerinde Sırpsındığı savaşı olarak meşhur olmuştur. Bu zaferle elde edilen başarı, netice itibariyle Türklere Avrupa kıtasında büyük bir prestij sağlamıştır. Ancak savaşı kazanan Hacı İlbeyi, zaferini kıskanan Rumeli beylerbeyisi Lala Şahin Paşa tarafından zehirletilmek suretiyle öldürülmüştür.

Diğer taraftan, Sırpsmdığı zaferinin haberi Sultan Murad’a ulaştırıldığı sırada Biga kalesinin fethi de müyesser olmuştu. Sultan Murad, bu zaferin şükranesi olmak üzere Bilecik’te bir cami, Yenişehir’de bir imaret, gazi erenlerden Postinpuş Baba’ya bir tekke, Bursa kalesinde bir cami, Çekirge’de imaret ve medrese ile bir kaplıca ve bir de han yaptırmıştır (1365).

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Tarih Altın Bilgiler