Sultan Murad’ın Rumeli’ye Geçişi ve Bazı Kalelerin Zaptedilmesi

29 Mart 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Sultan Murad’ın Rumeli’ye Geçişi ve Bazı Kalelerin Zaptedilmesi

Sultan Murad, Sırpsındığı savaşından bir süre sonra, Rumeli’ye geçti. Bir müddet Edirne’nin tanzimi ile meşgul olduktan sonra Dimetoka’ya gitti. Bu şehirde bir süre istirahat eyledi. Daha sonra Edirne yakınlarında bulunan Çirmen kalesini ele geçirdi.

Bu arada, Osmanlılarla dostluk anlaşması imzalamış olan Bizans imparatoru Yuannis, Macaristan’a giderek kral Layoş ile görüşerek onu, Osmanlılara karşı yeni bir haçlı ordusu hazırlanması için teşvik etti. Ancak Macaristan’dan dönerken, Bulgar kralı Susmanos tarafından yakalanarak, Niğbolu kalesine hapsedildi. Savua kontu VI. Amedeo, Bizans imparatoru Yuannis’in akrabası olması dolayısıyla, hem Bulgarlarla savaşmak, hem de Türkleri cezalandırmak üzere 24 Ağustos 1366’da İtalya devletlerinden sağladığı donanma ile Gelibolu’yu zabtederek, imparator Yuannis’e verdi. Ancak burası on ay kadar sonra geri alındı (14 Haziran 1367). Gelibolu’nun böyle geçici bir zaman için elden çıkması Osmanlıların Rumeli’deki durumuna herhangi bir tesirde bulunmamıştır.

Kara Ali Beyoğlu Timurtaş Paşa, 1367 yılında, Bulgaristan’ın güneyindeki Kızılağaç ile kuzeyde bulunan Yanbolu’yu ele geçirdi. Lala Şahin Paşa da, Ihtıman ile Sofya’nın güneyinde bulunan Samankof kalelerini fethetti. 1365 yılından itibaren payitaht kabul ettiği Edirne şehrinden kuzey ve doğu istikametinde askerî harekata geçen Sultan Murad Hüdavendigâr, 1368 yılında, Balkan dağlarının güneyinde bulunan Aydos kalesi ile Karinabad, Süzebolu ve daha sonra da, Bizanslıların elinde bulunan Hayrabolu kalelerini zabtetti. 1369’da Pınarhisar, Vize ve Kırkkilise’yi (Kırklareli) ele geçiren padişah, böylece Doğu Trakya’nın tamamını Osmanlı idaresine bağlamış oldu. Bu arada Bizans imparatorunun Vize’yi geri almak için giriştiği sefer neticesiz kaldı.

Diğer taraftan Osmanlı işgalinden önce Tuna nehrinden Rodop dağlarına, yani Orta ve Güney Bulgaristan’a ve Trakya’ya sahip olan Bulgar kralı Susmanos (Şişman), Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayınca, sulh yolunu tercih etti. Osmanlı himayesini kabul ederek, kız kardeşi prenses Maria’yı Sultan Murad’a verdi. Yuvan Şişman, tesis ettiği bu yakınlıktan dolayı kendisine muhalif olan kardeşi Stratisimir’e karşı Türklerden yardım gördü; ancak onun Vidin’e sokmuş olduğu Macarları Tuna’dan çıkarmaya muvaffak olamadı.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarihte İlkler