Tanzimattan Sonra Toplumsal Değişim

19 Aralık 2013 tarihinde tarafından eklendi.

TANZİMAT SONRASI OSMANLI TOPLUM YAPISINDA DEĞİŞMELER:

Osmanlı padişahı II. Mahmut’la birlikte “tebaa” kavramı ortaya çıkmıştı. Yani II. Mahmut, Müslüman olsun ya da olmasın tüm Osmanlı halkı için “tebaam” (halkım) diyordu.
Osmanlı Devleti’nde gayrimüslimler ayrı tutulmamış ve tek bir halk tanımı yapılmıştır. Ayrıca “hoşgörü” kavramı da göze çarpmaktadır.
Ayrıca 1839 yılında ilân edilen Tanzimat Fermanı ile Müslüman – gayrimüslim ayrımı yapılmaksızın vazife ve haklar yönüyle tüm vatandaşlar eşit sayılmıştır.
Yine bu fermanla dil, din, ırk ve mezhep farkı gözetilmeksizin herkesin can ve mal güvenliği devlet garantisi altına alınmıştır.

BİLGİ NOTU:

Osmanlı Devleti aslında bu uygulama ile tek tip vatandaşlık oluşturmayı hedeflemiştir.

Tanzimat Fermanı’nın devamı niteliğinde 1856 yılında Islahat Fermanı yayımlanmıştır.
Islahat Fermanı’na göre Müslümanların yanında gayrimüslimler de;

Devlet memuru olabileceklerdi.
Banka, okul, hastane açabileceklerdi.
Şirket kurabileceklerdi.
Kilise yapabileceklerdi.

Osmanlı, aslında bu uygulamalar ile kaynaşmış bir toplum oluşturmayı hedeflemişti.

1. Toplumsal Değişim: 

Osmanlı toplumsal yaşamında değişmeler 18. ve 19. yüzyılda kendini göstermeye başlamıştır. Çünkü bu dönemler Osmanlı için yenilgi ve toprak kayıplarının bol olduğu yüzyıllardı.
Toprak kaybına paralel olarak Kırım, Kafkasya, Balkanlar, Eflak ve Boğdan gibi yerlerden göçler yaşanmıştır bu göçlerle.
Anadolu’ya iki yüzyılda yaklaşık olarak 2 milyon ikiyüzbin insan gelmiştir.
Osmanlı Devleti, bu göçle gelen insanların yerleşimi için 1860 yılında “Muhacirin Komisyonu” nu kurmuştur.

BİLGİ NOTU:

Osmanlı Devleti’nin toprak kaybetmesinden dolayı sınırları daralırken Anadolu’daki Türk – Müslüman nüfus sayısı da artmıştır.

Anadolu’ya yapılan göçler özellikle 1877 – 1878 Osmanlı – Rus Savaşı ile daha da artmıştır. Bu göçler sonunda Anadolu’da yeni iskân alanları açılmıştır. Ayrıca birçok yeni köy ve kasaba oluşturulmuştur.

Osmanlı Devleti şehirlerinin nüfusu başlangıçta (Tanzimata kadar) çok kalabalık değildi. Hatta çoğunluğu itibariyle 10 binin altındaydı.
Fakat bu göçlerle şehirlerin nüfusunda hızlı bir artış göze çarpmaktadır.

Tanzimattan sonra Toplumsal Değişim

İstanbul’da mesire yerleri olarak halk genellikle Çamlıca, Beykoz ve Kâğıthane’yi kullanıyorlardı. Bu yerlerde eğlenceler tertipleniyordu. Ayrıca bazı büyük şehirlerde Ramazan akşamlarında Karagöz, meddah ve orta oyunu oynanıyordu.

BİLGİ NOTU:

MEDDAH: Bir topluluk önünde çeşitli hikâyeler anlatan ve taklit sanatı yapan kişiye denir. Bu oyuna ise meddah oyunu denir. Bir tek oyuncunun çeşitli kılıklara girerek bir oyunu canlandırmasıdır. Meddah genellikle bir konu içinde geçen farklı
karakterlerin seslerini mimiklerini ve hareketlerini canlandırır. Bu oyun genellikle kahvehanelerde sergilenir. Meddah’ın konuları masallar, destanlar, öyküler ve efsanelerdir. Meddah oyununun sonunda özür diler ve bir sonraki oyununun yerini söyler. Aşki ve Sururi yirmi. yüzyılın önemli meddahlarıdır. Meddah olayları canlandırırken seyircinin rahatça görebileceği yüksek bir yere oturur. Bir eline mendil bir eline değnek alır. Mendili farklı karakterlerin seslerini taklit edebilmek için kullanır. Değneği ise çeşitli sesleri çıkarmak için kullanır.

ORTAOYUNU

Köken itibariyle Anadolu Selçuklu Devleti’ne kadar gider. Karşılıklı konuşmaya dayalı bir oyundur. Önceleri meydan oyunu, kol oyunu gibi adlarla da anılıyordu. Osmanlı döneminde de oldukça yaygındı. Açık alanda oynanabildiği gibi mevsimine göre kapalı mekânlarda da oynanmıştır. Oyun giriş (mukaddime), karşılıklı konuşma (muhavere), fasıl ve bitiş bölümlerinden oluşur. Kavuklu ve Pişekâr en önemli tiplemelerdir. Bu oyunun son ustası 1973’te vefat eden İsmail Dümbüllü’dür.

Osmanlı toplum yapısında meydana gelen değişmeler kadınlar üzerinde de kendini göstermiş ve bu alanda çalışmalar yapılmıştır.
Kadın erkek eşitliği konusu en çok tartışılan konulardan olmuştur. Bu alandaki en etkili çalışmayı Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı Fatma Aliye Hanım yapmıştır. Fatma Aliye Hanım Osmanlı Devleti’nde ilk kadın hakları savunucusu olmuştur.

Osmanlı toplumundaki değişim kıyafet alanında kendini göstermiştir. Devlet memurları ve halk sarık yerine fes, şalvar yerine ise pantolon giymeye, kadınlarda ise ferace ve yaşmak gündemden kalkarken, maşlah (süslü baş örtüsü), yeldirme (hafif manto) ve sık çarşaflar kullanılmaya başlamıştır.
Osmanlı toplumu yemek konusunda da hızlı bir değişime girdi. Meselâ klâsik dönemde kullandığı sini ve sahanların yerini masa, sandalye, tabaklar ile çatal bıçaklar almıştır.
19. yüzyıl Osmanlı şehirleri daha modern hâle geldi. Demir yolları, fabrikalar açıldı. İş hanları yapıldı ve bedestenler artık önemini yitirdi.
Ulaşımda ise otomobil, tramvay ve vapurlar ön plâna çıktı.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarih Kodlamaları