Türk-İslam Devletlerinde Eğitim Anlayışı, Medreseler

24 Aralık 2013 tarihinde tarafından eklendi.

TÜRK – İSLAM DEVLETLERİ’NDE EĞİTİM

a) Eğitim Anlayışı

Eğitim bir toplumun olmazsa olmazlarındandır. Bu nedenle Türk eğitim tarihinde Karahanlılar bir dönüm noktası olmuştur.
İlk Türk Devletleri’nde belli bir düzene oturtulmayan eğitim, bu dönemde belli bir plan ve program çerçevesine oturtuldu.
Eğitim daha yaygın hale getirilerek yeni teknik ve yöntemler belirlendi. Devlet adamlarının ve bilim insanlarının eğitim konusundaki önerileri dikkate alınarak kurumsallaşma’ya gidildi.
Bilim ve kültüre verilen önem sayesinde ünlü bilim insanları Türk – İslam Devletleri bünyesinde toplanmaya başladı.

ilk islam türk devletleri

NOT :

Türklerin Ergenekon destanında demiri eritmeleri, Uygur metinlerinde çiçek hastalığıyla ilgili tedavi şekilleri, sayısal bilmeceler ve iç içe geçmiş halkaların belli bir düzene göre yerleştirilmesiyle oluşturulan sihirli yüzükler, On iki Hayvanlı Takvimi kullanmaları, Türklerin değişik bilim dallarında seviyelerini göstermesi bakımından önemlidir.
Farabi’ye göre eğitim Farabi’ye göre mutluluk ve mükemmelliğe ulaşmanın yolu eğitimdir. Eğitimin tüm kesimler için gerekli olduğuna inanan Farabi, eğitimde “İkna” metodunun kullanılmasına ve teorik bilgilerin öğretilmesinde göstererek açıklamaya (demosdrasyon) dayanan yöntemin kullanılmasını savunmaktadır.
İbni Sina’ya göre eğitim İbni Sina’ya göre eğitim bireyin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini sağlamanın yanında kişinin kabiliyetlerine uygun bir meslek seçimine de yardımcı olmalıdır. Böylece bireyin gelişimi bir bütün olarak ele alınırken aynı zamanda iyi bir vatandaş olma ve toplumsal gelişmeye katkı sağlama hedeflenmiştir.

b) Medreseler

İlk Türk Devletleri’nde kurumsal bir zemine oturmayan eğitim öğretim faaliyetleri Türk – İslam Devletleri’nde medreselerde yapılmaya başlandı.

Karahanlılar

Türk – İslam eğitim kurumları olan medreseler, ilk defa Karahanlılar zamanında yapılmaya başlandı.
Medreselerin kuruluşunda; Uygurlar Dönemi’nde tapınaklarda yapılan eğitimin etkisi yanında, Türklerin İslamiyeti kabul etmeleri ve İslam Devletleri’ndeki “Darul Hikme, Beytül Hikme ve Darül İlim” gibi eğitim öğretim kurumları etkili oldu. Dönemin ilk medresesi Semerkant’ta Tabgaç Buğra Han tarafından kuruldu.
Karahanlılarda medrese yöneticilerine “fakih” öğretmenlerine ise “müderris” denilirdi. Fakih ve müderrislerin atamaları Semer-kant’taki ilim adamlarınca yapılırdı. Böylece; eğitim kurumları dış etkilerden uzak tutularak akademik özerklik ve özgürlüklerin sağlanması yoluna gidilmekte idi.

Maaş ve Burs politikası

Medreselerde çalışanlara verilen ücretler yaptıkları işe göre belirlenmekte idi. Medreselerde fakih denilen medrese yöneticisinden başlayıp, müderris, medrese hizmetlerini yerine getiren görevliler, bekçi ve kütüphanecilere kadar ücretler Medrese Vakfiyeleri’nde belirlenmekte idi.
Öğrencilerin tümüne burs verilmekte idi. Bundaki amaç ise öğrencilerin sadece eğitime odaklanmaları idi. Burs dağıtımında müderrislerin görüşü alınarak öğrenciler arasında eşit veya farklı bir biçimde dağıtım usulleri gerçekleştirilirdi.

NOT :

Medreseler; cami, kütüphane, müderris odası, çalışma odaları, halkın ders dinlemek üzere katılabileceği çalışma salonları, öğrenci ve öğretmenlerin kalacağı ve dinleneceği odalar, ders odalar, abdesthane, eyvan gibi bölümlerden oluşmaktadır. Medreselerde öğretmen ve öğrenci arasındaki gerçekleşen eğitim çalışmasına halk da katılmıştır. Aynı zamanda medreselerin fiziki yapıları ilgililerin rahat bir ortamda çalışmasına uygun hale getirilmiştir.

Gazneliler

Gazneliler Dönemi’nde de eğitim öğretim alanında medreselerin kurulmasına devam edilmiştir.

Büyük Selçuklular

Büyük Selçuklular kendinden önceki eğitim kurumlarını örnek alarak, ileri düzeyde bir eğitim sistemi oluşturdular. Karahanlılar ve Gazneliler Dönemi’nde açılan ve faaliyet gösteren medreseleri daha da geliştirdiler.
İlk Selçuklu medresesi Tuğrul Bey tarafından Nişabur’da açıldı. Medreselerin en büyüğü Alparslan döneminde Nizamülmülk tarafından açılan Bağdat’taki Nizamiye Medresesi idi. Bunların yanı sıra İsfehan, Belh, Herat ve Basra’da benzeri medreseler kuruldu.

NOT 1 :

Bağdat’ta kurulan Nizamiye Medresesi, Türk eğitim tarihinde bir dönüm noktası oldu. Bu dönemde eğitim öğretimin planlaması yapılarak, medrese eğitimi kurumsallaştırıldı.

NOT 2 :

Nizamiye Medreseleri’nde din, dil ve hukuk ağırlıklı bir program uygulanmakta idi. Tıp eğitiminin Bimaristan (hastane – tıp okulu) ve “darüşsifa”larda yapılması, Heyet (astronomi) derslerinin rasathanelerde verilmesi uygulamalı eğitimin ilk örnekleri idi. Bu yönüyle bu medreseler dönemin ilk üniversitesi niteliğinde idi.

Nizamiye Medreselerinin Özelliği:

Giderler vakıf ve devlet yardımlarıyla karşılanmakta idi.
Eğitim ücretsiz hale getirilerek herkesin bu hizmetten yararlanabilmesi sağlanmıştır.
Her yaşta insana öğrenci olma hakkı verilmiştir.
Öğrenciler istedikleri dersi ve öğretmeni seçme hakkına sahipti.
Öğrencilere eğitim gördüğü yerde barınma imkânı sağlanmakta idi.
Öğrencilere ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli miktarda burs veriliyordu.
Medreselerin eğitim dili Arapça idi.
Eğitim kurumlarında ders veren müderrisler “bilimsel yeterlilik” ilkesiyle seçiliyorlardı.
Müderrislerin görev süresi ömür boyu olarak belirlenerek bilimsel çalışmalarında bağımsız olmaları sağlanıyordu.
Medreselere zaman zaman uzmanlar getirilerek öğrencilerin bilim insanlarından faydalanması sağlanıyordu.

NOT :

Medreselerden başarı ile mezun olanlara meslek ruhsatı anlamına gelen “icazetname” (diploma) verilirdi. Böylece diplomasını alanlar çalışmalarına başlardı. Bunlardan bir kısmı devlet memuru olurken; diğerleri hukukçu, müderris, din adamı vb. mesleklere girerlerdi.

NOT :

Nizamiye Medreseleri’nin Kuruluş Amaçları:

1. Selçuklu ülkesinde yıkıcı ve bölücü faaliyetlere karşı bilim insanı yetiştirerek fikri düzeyi geliştirmek
2. Yönetim kademeleri için memur yetiştirmek
3. Din adamı ihtiyacını karşılamak
4. Müslümanlığı kabul eden Oğuzların inançlarını pekiştirmek
5. Bilim insanı yetiştirerek onlardan devlet ve millet adına faydalanmak

Bu temel prensipleri benimseyen devlet yetkilileri, Nizamiye Medreseleri’nin müderris seçiminde çok titiz davranarak eğitime verdikleri önemi göstermişlerdir.

Türk-İslam Devletlerinde EğitimAnadolu’da Kurulan İlk Beylikler ve Türkiye Selçuklularında Eğitim ve Öğretim

Bu dönemde kurulan medreseler, bir külliye niteliğini taşımakta idi.
Anadolu’nun ilk medresesi, Tokat Niksar’da Danişmetliler tarafından yapılan ve tıp eğitimi veren Yağıbasan Medresesi’dir.
Anadolu’da Danişmentlilerle başlayan medrese kurma geleneği diğer beyliklerle devam etti. Türkiye Selçukluları Dönemi’nde Anadolu’ya yayıldı. Türkiye Selçukluları, medreselerin yapısı ve eğitim sistemi bakımından Büyük Selçukluları örnek aldılar.
İlk beylikler ve Türkiye Selçukluları Dönemi’nde Anadolu’da birçok medrese kuruldu.

Diğer Türk Devletleri

Mısır’da kurulan Türk – İslam Devletleri’nden Tolunoğulları ve İhşidoğulları inanç farkı gözetmeksizin bilim insanlarına büyük önem vererek Mısır’ı bilim merkezi haline getirdiler. Fakihler, alimler, müfessirler ve muhaddisler Mısır’a davet edilerek halkın eğitimine katkıda bulunmuşlardır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Tarih Şifreleri