Türk – Yunan İlişkileri ve Etabli Anlaşmazlığı Meselesi

28 Ocak 2014 tarihinde tarafından eklendi.

Türk – Yunan İlişkileri ve Etabli Anlaşmazlığı Meselesi

Yunanlılar, 1798 tarihinden itibaren Megalo İdea hayali peşinde koşmaktadırlar. Özellikle 1830 yılında bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra, Osmanlı Devleti’nin zayıf anlarını kollayıp, bundan faydalanmak suretiyle bu hayale ulaşmaya çalışmışlardır. Yunanlıların gerek bu çerçevede sürdürdükleri faaliyetleri ve gerekse I. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu işgal etmeleri, bu yıllarda Türk – Yunan ilişkilerinin sürekli gergin olmasına sebep olmuştur.

İki ülke arasındaki ilişkilerin sürekli bu atmosferde yaşandığı bu dönemde daha Lozan görüşmeleri yapılırken, 30 Ocak 1023’te Türkiye ile Yunanistan arasında, “Türkiye’de kalan Rumlar’la, Yunanistan’da kalan Türkler’in karşılıklı mübadelesi” konusunda bir antlaşma imzalanmıştı. Buna göre; 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesinden önce İstanbul Belediyesi sınırları içerisine yerleşmiş bulunan Rumlarla (Etabli), Batı Trakya’da yaşayan Türkler hariç, diğer yerlerde yasaya Türk ve Rumlar karşılıklı olarak değiştirileceklerdi. Bu değişimi gerçekleştirmek üzere de uluslararası bir komisyon kurulacaktı.

Ancak, Yunanistan İstanbul’da daha fazla Rum bırakmak maksadıyla hareket edince, Etabli kavramının yorumunda anlaşmazlık çıktı. Bunun üzerine, Türkiye Ortodoks Patriğini de mübadele kapsamına alarak sınır dışı etti. Bu olay ikinci bir anlaşmazlık konusunu teşkil etti. Fakat, Patriğin 19 Mayıs 1925 günü görevinden istifa etmesiyle ikinci mesele çözüldü.

Konu ile ilgili sürdürülen görüşmeler neticesinde iki ülke arasında 1 Aralık 1926 tarihinde Atina’da bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşma ile, iki ülke azınlıklarının emlak konularında bir düzenleme yapılmış olmasına rağmen, meseleler tamamen halledilememiştir. Hatta, bu antlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkan problemler, iki ülke ilişkilerini oldukça gerginleştirmiş ve savaş durumuna getirmiştir.

Daha sonra, Yunanistan bir sayası göze alamayarak, tutumunu yumuşatmıştır. Türkiye’nin de buna olumlu cevap vermesi üzerine girilen yeni dönemde  10 Haziran  1930 tarihinde iki ülke arasında Ankara’da bir Dostluk Antlaşması imzalanmıştır. Buna antlaşmaya göre, İstanbul’da bulunan Rumlarla, Batı Trakya’daki Türkler’in hepsi Etabli kapsamına alınmış ve malları ile ilgili olarak da yeni düzenlemeler yapılmıştır. Böylelikle, bu dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerde temel problemi teşkil eden bu mesele halledilmiştir.

Ayrıca, 1930 yılında imzalanan bu antlaşma, Türk – Yunan ilişkilerinin hızla iyileşmesini sağlamış ve ileride Balkan Antantının imzalanmasında da önemli rol oynamıştır.

İki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmeye başlaması üzerine de Yunanistan Başbakanı Venizelos, Ekim 1930’da Türkiye’yi ziyaret etmiştir. Bu sırada Türkiye ile Yunanistan arasındaki dostluk ve ilişkileri geliştirmek maksadıyla üç yeni antlaşma daha imzalanmıştır. Böylelikle bahar devrini yaşamaya başlayan Türk -Yunan ilişkileri, Kıbrıs meselesinin ortaya çıkışına kadar bu atmosferde devam etmiştir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
KPSS Anayasa Kartları Soru Cevap